varoluşculuk
-
Pozitivist mekanik görüşün dünyaya hakim olduğu uzun bir donemin sonunda 2 tane dünya savaşı gerçekleşmiştir. Ölümler, yıkımlar, felaketler, kan, dehşet...
İnsan uzun yıllar bir makinenin dişlisi gibi mekanik bir görüş çerçevesinde yorumlanmış, onun hisleri, duyumsayislari göz ardı edilmiştir. Varoluşçuluk dini olmayan ama yine de mistik yapıdaki bir kaygıyla insana yönelmiş bir akımdır. İnsan hisseden, gören, duyan, yorumlayan bir varlıktır. Salt biyolojik bir varlık değildir. Ona sadece biyolojik ihtiyaçlarını giderdiği zaman mutlu olan bir varlıkmis gibi davranmak, onun özünün bu olduğunu iddia etmektir. Varoluşunun önüne bir öz belirlemektir. Fakat insan bunlara yaşamını idame ettirebilmek adına azami düzeyde ihtiyaç duysa da varoluşu başka şeylere de ihtiyaç duymasına sebep olur. En önemlisi hissetmektir bence. Zevki ve acıyı. Ya da her neyi en gerçek hissediyorsa. Belki de nefreti ya da aşkı.
