ayasofya
-
ayasofya istanbulda tarihi bir mabettir. necip fazıl ibadete açılması hakkında diyor ki;bana öyle geliyor ki, yalnız mânayı anlasak, yalnız onu yerine getirebilsek, ayasofya'nın kapıları sabır taşı gibi çatlar, kendi kendisine açılır. isterse açılmasın; ondan sonra herşey, küçük bir tatbikat işinden ibaret kalır.
biz kimden, neyi istiyoruz.
yemen'den viyana'ya fas'tan kafkasya'ya kadar en aşağı 10 milyon kilometre kare bir zemin üzerinde... evet, böyle bir zemin üzerinde... atalarımızın... ata derken halimize bakıp başımızı doğduğumuz nur insanların... tohum atarcasına her tarafa serptiği kubbelerden birini... 700 bin kilometre kareye indikten ve bu hâlin ismine millî kurtuluş dedikten sonra... evet, bütün bunlardan sonra... toprağı kaybedilmiş kubbelerden birini mi istiyoruz?
insana gülerler!.. herhangi bir yıldızda bu türlü iddialara girişen milletleri sürecek bir tımarhane olsa, bizi oraya sürerler.
âlemde, cüceleşmiş devlerin, eski rollerini takınmasından daha çirkin bir tablo yoktur.
"- cüceleşmeyeydin! şimdi devin hakkından nasıl bahsediyorsun?"
derler böyle insanlara ve milletlere!..
