reyting diye bir şeyin aslında olmaması
-
Reyting cihazlarının yerleştirildiği evlerde hangi kanalları izleyeceklerine müdahale edildiği hakkında reha muhtar dönemindeki iddalara bakılırsa böyle bir şey olabilir. Sonuçta reklam pastasından alınacak büyük bir payın yanında bir aileye verilecek üç beş kuruş nedir ki
Gelelim bu ailelerin nasıl seçildiğine öncelikle belli kriterler var. Ailenin gelir düzeyi, aile reisinin mesleği, evde yaşayan çocuk sayısı gibi
Eğer o şartları taşıyorsanız Televizyon alırken size de sorabilirler istiyor musunuz diye siz de tercih ederseniz televizyonunuza reyting cihazı takılır. Reyting cihazlarındaki ailesel dağılımın her kesime göre yapıldığı reyting sonuçlarındaki totale değilde gruplara bakılarak anlaşılabilir.
Peki nasıl çalışır derseniz peoplemeter adı verilen reyting aletinin özel bir kumandası vardır. bu kumandayla o anda televizyon seyretmekte olan kişi sayısı ve bunların kim olduğu da gözlemlenebilir. (evdeki her aile bireyine bir numara tahsis edilmiştir. örneğin 1 numaralı düğme babanın, 2 numaralı düğme annenin, 3 ve 4 numaralı düğme çocukların gibi. aile bireyleri, televizyon izlemeye başladıkları anda ve izlemeyi bıraktıkları anda kumanda cihazında kendilerine ait düğmeye basarlar. Belirli aralıklara “aynı kişiler mi?” sorusu görülür. böylece aile bireyleri izlemeyi bitirme ve başlama anlarında kişisel düğmelerine basmaları konusunda uyarılmış olurlar.
Reytinglere bakanların dikkattini A/B ve total gibi ifadeler çekmiştir. Ölçüm yapılan dört tane grup vardır. A/B, C1, C2, D/E. Bu grupları oluştururken hane reisinin eğitim ve mesleğine bakılıyor. Eğitim düzeyi yüksek olan insanlar A/B dediğimiz grubu oluşturuyor. C ve D/E grubu ise daha alt geliri temsil eden insanlar. Total ise bütün bu grupların toplamı demek
Bu gruplar TÜAD tarafından belirlenmiştir. ölçümlere göre %4 A Grubu, %9 B Grubu, %22 C1 Grubu, %29 C2 Grubu, %28 D Grubu, %9 E Grubu olarak belirlenmiştir.
AB Grubu : A ve B ekonomik kültürel gruplarından oluşmaktadır.%13 gibi düşük bir yüzdeye sahip olmasına karşın bu yüzdenin alım gücünün yüksek olması nedeniyle reklamverenler için önemi büyüktür.
Edit: aslında 5 bin denek olması gerekiyor çünkü çoğu ülke de öyle ama türkiye de olmuyor bunun maaliyeti yükselteceği için yapılamayacağını savunuyorlar ama asıl neden ne kadar az denek olursa, program başına düşecek reyting o kadar fazla olur. dolayısıyla o programın saniyesine düşen reklam geliri de o kadar artar.
örneğin bugün 5 tane büyük kanal varsa, 5 bin denekle 10 büyük kanalın olur. hal böyle olunca da büyük kanallar denek sayısının artırılmasına finansal destek sağlamaz ( ölçüm maliyetleri kanallar tarafından karşılanıyor. Reklam veren bir reyting analizi istiyor ama masrafını üstlenmiyor.)
