mevcut seçim sisteminin değişmesi
-
muhtemelen iktisat, işletme ya da maliye bilmeyen birinin yaptığı bir önermedir.
sorun aslında seçim sisteminde değildir. sorun yasama, yürütme ve yargı gibi organların kullanımı ve denetimidir. türkiye'de demokrasi ne yazık ki en çok oyu alanın başa geçtiği bir sistemden ibarettir. en çok oy alan kişi daima ''ben çok oy aldım, bizlerin dediği olur'' mantığıyla ilerleniyor. halbuki demokrasi çoğunluğun değil, azınlığın haklarının güvence altına alınmasıdır. şu mantığı hiçbir iktidar kavramadığı (işine gelmediğinden dolayı salağa yatıyorlar) için ne yazık ki demokrasi mekanizması işlememektedir.
ortada bir sorun olduğu doğrudur. ancak sorunu seçim sisteminden çok sonraki sürece bakmak daha önemlidir. öte yandan hangi hukuk dalına bakarsak bakalım (iş hukuku, ticaret hukuku, vergi hukuku, sosyal güvenlik hukuku, anayasa hukuku...) insanlar daima kağıt üzerinde eşittir. zaten olması gereken bu olmalı. birey kendisini yetiştirmeyi reddettiği için oy verme hakkı elinden alınmamalı. aksine bu birey ''neden kendisini yetiştirmiyor?'' sorusu sorularak üzerine gidilmeli ve çözümler üzerine yoğunlaşılmalı.
öte yandan şunu da unutmamak gerekir. bir ülke ya da bir piyasa kurulurken şartlar hiçbir zaman eşit değildir. kimisi maça 1-0 önce maçlar, kimisi maça 2-0 geride başlar. bir kişi geride başladı diye oy verme hakkının elinden alınması, diktatörlükten başka bir şey değildir. birey kendini geliştirmeyi reddetse bile mutlaka bunun sebeplerine ve sonuçlarına yönelmek gerekir.
