hayat felsefesi yapılabilecek en güzel söz
-
(bkz: hayat acımasız)'dır benim için.
Bu sözü ilk lise1'de edebiyat hocamızdan duymuştum. ödevini yapmadan gelen sınıf arkadaşıma ültimatom mesabesinde beyan etmişti bu sözü. yani sözlüsüne düşün vereceğinin imasında bulunuyordu.
Bu sözü ikinci defa 18 yaşımda tuttum. o zamanlar sınavı ilk girişinde kazanamamış, paşa paşa dersane yollarında dirsek çürüten depresif bir ergeni modelliyordum.
sonra üni.den mezun oldum ama ki iş bulamamıştım. bulduklarım da hayatımı stabil hâle getirmem için yeterince umut vadetmiyordu. ben yine "hayat acımasız" diyor ve kendime acımamaya devam ediyordum.
şimdi mesleki doyuma erdiren stabil bir işim var. üni bitti falan ama yine "hayat acımasız" serzenişleri dağıtmaya devam ediyorum. çünkü en ufak zaafımda şahsıma ziyadesiyle geçirebiliecek insanlar var etrafımda. ne yapayım, salak rolü oynayıp kilişiğime gölge düşürmelerine izin mi vereyim yani?!.. hayır alsaa!..
