türkiye'de kadın olmak


  • Türkiye'de kadın olmak zor evet aslında bu sadece Türkiye'de değil bütün Dünya'da zor. Aslında konuyu çok fazla kısıtlıyoruz Dünya'da insan olmak hatta bir canlı olmak zor. Evet ülkemizde son yıllarda acayip bir şekilde kadın cinayetleri, taciz, tecavüz haberleri artıyor ve biz bunların büyük çoğunluğunu sosyal medya üzerinden öğreniyoruz. Aslında baktığımız zaman sosyal medyadan biz ne kadar bunları duyuyor öğreniyor olsak bile çoğunlukla sosyal medyadan gördüğümüz haberler bizi kendi sınırlarımız içine kapatıyor. Bizler sadece Türkiye de yaşamanın zor olduğunu düşünüyoruz bütün kötü şeyler Türkiye'de oluyor sanıyoruz. Bu yazdıklarım yanlış anlaşılmasın birilerini veya bir şeyleri savunmaya çalışmıyorum ancak şiddet, zorbalık sadece Türkiye'de veya sadece kadınlara karşı yaşanmıyor aksine yurt dışında daha kötü durumlarda olan kadınlar, insanlar, canlılar var. Benim burada anlatmak istediğim aslında ''hadi yine iyisiniz'' değil lütfen bu şekilde düşünmeyin ancak biraz araştırdığınızda anlattığım şeyin ne kadar doğru olduğunu göreceksiniz. 2019 yılında DSÖ tarafından yapılan bir araştırmaya göre en yüksek kadın cinayet oranı milyonda 72 ile Guatemala evet Guatemala da gelişmişlik olarak belki bizden farksızdır ancak çok gelişmiş Abd için bu oran 22 Belçika, Avustralya, Romanya, Nikaragua, Tayland gibi ülkelerde 8 rusya'da 32 Almanya, Hollanda, Norveç, İsveç, İspanya, TÜRKİYE'de 5 tabi bu rakamlar kesinlikle doğru diyemeyiz illa ki kayıtlara düşmeyen duyulamayan cinayetler vardır ancak kısa bir veri paylaşmak istedim. Genel cinayet oranlarına hiç girmiyorum bile yüzbinlerce insan cinayet sebebiyle hayatını kaybediyor. Aslında mesele baktığımızda kadın veya erkek olabilmek değil aksine insan olabilmek. Ülkemizde ve dünya genelinde erkek cinayetleri kadın cinayetleri kadar gündem olmuyor tabi derdim biz niye gündem olamıyoruz değil dikkat çekmek istediğim şey şu insan canı neden bu kadar ucuz ? Erkek veya kadın ne fark eder ? Kim niye ölüyor? Niye öldürülüyor ? Kadın cinayeti konusu açıldıktan sonra hep bir cinsiyet eşitçiliği davası başlıyor arkadaşlar kusura bakmayın ama cinsiyet eşitliğinin sağlanabilmesinin ilk kuralı iki cinsiyetinde birbirinin yaşam zorluklarını kabul etmesinden geçiyor. Nerede feminist görsem erkek olmak daha kolay aile baskısı yok, istediği saatte geziyor, istediği gibi giyiniyor, hep el üstünde tutuluyor erkeklere göre her şey güllük gülistanlıkmış gibi düşünüyorlar, bir de diğer tarafta maskülistleri incelersek onlara göre de kadın olmak daha rahat, çoğu yerde ön planda olan onlar, aile içinde el üstünde tutulan onlar, el bebek gül bebek büyüyen onlar...
    Herkes kendisinin yaşamak istediği hayatı karşı tarafın yaşadığını düşünüyor ancak maalesef ikisininde hayal ettiği yaşam her zaman karşı cinste yaşanmıyor ve kadın erkek eşitsizliği bu sebeple ortaya çıkıyor. Evet arkadaşlar eşitlik güzel bir şey keşke her insan, her canlı eşit olsa kimsenin özgürlüğü elinden alınmasa ancak bunun için ilk önce kadın veya erkek olamayı bırakıp insan olmayı hatırlamamız lazım.
    Not: Bir iç dökümüdür. İmla hataları mutlaka vardır. Karmaşık anlatım için çok özür dilerim. Aklımdakileri tam dökemedim ancak biraz olsun bir şeyler karalamaya çalıştım.