sergen yalçın


  • Beşiktaşımızın şu anki teknik patronudur.

    türkiye futbol tarihinin en iyi 10 numarasıdır.

    büyük maçların büyük topçusuydu.

    türkiye futbol tarihinin en iyi sol ayağıdır. solak olmasıyla frikik kıyaslamasına da her zaman bir adım önde başlar.

    türkiye'ye duran topa bu kadar güzel falso veren başka bir oyuncu daha gelmemiştir.

    futbolda formun geçici klasın kalıcı olduğunu bizlere ispatlayan topçuydu.

    o, öyle bir futbolcuydu ki kaleyi istediği açıdan gören bazı frikiklerde topa vurduğu anda daha gol olmadan geriye dönüp sevinmeye başlardı ve o top ağlarla buluşurdu.

    ihtiyaç anında sorumluluk almayı bilirdi. kulübede sergen yalçın varsa geri düşsekte bilirdik ki o oyuna girer kısa sürede maçı çevirir.

    deyim yerindeyse raket gibi sol ayağı vardı.

    frikikleri âdeta şiir gibiydi. sadece onun attığı frikiklerle kazanılan maçlar olurdu.

    attığı frikik golleri ve pas tekniği futbol akademilerinde ders olarak okutulacak kadar güzeldi.

    bu klas oyuncu gollerini küçük maçlarda değil büyük maçlarda atardı. kendisinin de dediği gibi o oynayacağı maçları bilirdi.

    sergen yalçın'ın en en sevdiğim özelliklerinden biri ise son dakikaların adamı olmasıydı. 90. dakikada rakiplerini az üzmemişti.

    kendisinden sonra yetişen birçok topçunun yeteneğine öykündüğü bir futbolcuydu.

    futbolculuk dönemlerinde at yarışı, disko, bahis tutkusu meşhurdu. şöyle ki, kendi oynadığı maça bahis alacak kadar kumara düşkündü.

    sergen'in futbolcuğu döneminde ünlü caz sanatçısı Önder Focan sergen yalçın hayranı olduğu için adına bir beste yapmıştır. bestenin adı da negres'tir. Focan, "Neden Sergen değil de Negres?" sorusuna şu yanıtı verir:
    "Cazcılar parça isimlerini bir kelimenin ters okunuşundan seçebilirler, Airegin' örneğinde olduğu gibi. Bir sanatçı estetiğiyle futbol oynayanlar beni her zaman çok etkilemiştir. Negres de bunlardan biri."

    sergen'in en dikkat çeken özelliklerinden biri de röportajlarındaki açık sözlülüğü ve demeçleriydi. onlardan bazılarını aşağıda paylaşmak istiyorum.

    muhabir: "attığın gölü bir kız arkadaşına hediye ettiğin oldu mu?" diye sorar.
    sergen: "aynı golü iki kıza hediye ettiğim bile oldu."

    vedat okyar: "sergen, koşmadığın için çok eleştiriliyorsun, ne diyorsun bu konuda?
    sergen yalçın: "ya vedat abi, ben koşunca yoruluyorum, bunu kimseye anlatamıyorum bir türlü."

    muhabir: "futbolu bırakmayı düşünüyor musun?"
    sergen yalçın: "fazla antreman yapmadığım için vücudum yıpranmadı, daha epey futbol oynarım."

    ankaragücü maçından sonra.
    muhabir(acun): "Sergen bugün performansın iyi değildi, ne diyeceksin?"
    Sergen yalçın: "O zaman haftaya yerime oynarsın derim."

    Muhabir: "Bülent Korkmaz da 33 yaşında ama hâlâ ekstra çalışıyor bu durum seni rahatsız etmiyor mu?"
    Sergen yalçın: "Bülent yeteneksiz, antrenman yapmazsa oynayamaz, ben yetenekliyim, o yüzden antrenman yapmama gerek yok."

    Türkiye Kupası seremonisi öncesi.
    İbrahim Üzülmez: "Sergen, kupayı ben kaldıracağım."
    Sergen yalçın: "Bir dergi seni Türkiye’nin en çirkin futbolcusu seçmiş, kaldıramazsın."
    ve kupayı Sergen kaldırır.

    Beşiktaş'ın kazandığı frikik sonrası topun başına Ahmet Dursun ve Sergen Yalçın geçer.
    Ahmet: "Ne yapacağız abi?"
    Sergen: "Ne yapacağızı mı var Ahmet! sen çekileceksin ben vuracağım."

    muhabir: Beşiktaş'ın bu sezon avrupada attığı 5 golde de senin imzan var, bu konu da ne diyorsun?"
    sergen yalçın: "bunun için para alıyorum."

    trabzonspor'da oynarken daum sergen'i Beşiktaş'a transfer etmek ister. ancak sergen 15 maç oynarım der. ardından daum sergen'e tepki gösterir. daum'a sinirlenen sergen: "bütün maçları ben kurtaracaksam sen ne yapacaksın?" der.

    hangi Beşiktaşlı çocuk küçükken mahalle maçlarında sergen yalçın olmak istemedi ki?

    teknik direktörlük kariyerinde Beşiktaşımıza gelene kadar fena değildi. yaşından ve tecrübelerinden dolayı eski tartışmalı hayatına devam etmediğini düşünüyorum. ayrıca Beşiktaş'ın hocası olunca nasıl davranması gerektiğini de en iyi bilenlerdendir kendisi. eğer futbolculuğunun yarısı kadar bile hoca olursa teknik direktörlük tarihine adını altın harflerle yazdırır.

    sergen'den sonra hiçbir futbolcumuz 10 numaranın hakkını 10'un kadar vermedi. vereceğini de sanmıyorum. o çok başkaydı.

    bu sezon Beşiktaşımıza sonradan dahil olması ve kötü kadro verilmesiyle beklentileri karşılayamadı. önümüzdeki sezon sergen'e yeterli kadro imkanı verilirse takımı şampiyon yapacağına inanıyorum.

    ercan taner'in o meşhur: "sergen attı şampiyonluk geldi." deyimini unutmak mümkün mü?