yunus emre


  • Türk tasavvuf edebiyatı sahasında kendine has bir tarzın kurucusu olan Yunus Emre, Ahmed Yesevî ile başlayan tekke şiiri geleneğini özgün bir söyleyişle Anadolu’da yeniden ortaya koymuştur. Yalnız halk ve tekke şiirini değil, divan şiirini de etkileyen Yunus Emre, tasavvufla beslenen dizelerinde insanın kendisiyle, nesnelerle, Allah'la olan ilişkilerini işlemiştir, özellikle dostluk kavramını.
    Ben dost ile dost olmuşum, kimseler dost olmaz bana,
    Münkirler bakıp gülüşür, selam dahi vermez bana.

    Ben dost ile dost olayım, canımı feda kılayım,
    Ölmezden evvel öleyim, dünya baki kalmaz bana.

    Terk eyledim cümle işi, Hak yoluna kodum başı,
    Dost yüzünü göreliden sabır karar olmaz bana.

    Bir aşığım, biçareyim, baştan ayağa yareyim,
    Hem deli hem divaneyim, akıl da yar olmaz bana.

    Aşk odu yaktı canımı, kimseler bilmez halimi,
    Seçemem soldan sağımı, garet ve ar olmaz bana.

    Sanmanız beni deliyim, dost bahçesi bülbülüyüm,
    Mevla'nın kemter kuluyum, kimse kıymet vermez bana.

    Ey biçare aşık senin kimden korkar acep canın?
    Korktuğun da dost olacak, hayf ile kar olmaz bana.

    Aşkın ile ben tüterim, dayim oturup ağlarım,
    Dahi kime yalvarayım, hemen derman sensin bana.

    Bülbül olup ben öterim, dost bahçesinde biterim,
    Gül alırım, gül satarım, bağ ve bağban olmaz bana.

    Miskin Yunus nice diyem, fani cihanı terk edem,
    Yana yana Hakk'a gidem, perde hicap olmaz bana.