ayasofya'nın cami olması
-
Her zaman olduğu gibi yine ülkeyi ikiye bölen, hukuk organlarının aldığı bir karardır.
Karar sonrası iki farklı kutup neden olmalı veya neden olmamalı diye tartışıp durmaktadır. Bir kesim kararın yanlış olduğunu, diğer kesim ise doğru olduğunu savunmaktadır. Bana göre siyasetten bağımsız olarak düşünülürse karar doğrudur. Çünkü müzeye çevrilmiş olması büyük bir hatadır.
Müze fikrini doğru bulanların argümanları için şunu söylerim, “fatih İstanbul’u aldığında, Ayasofya’da müze olacak bir iz bırakmasaydı ve adını da İstanbul cami yapsaydı, biz de şimdi bu anlamsız tartışmalarla uğraşmak durumunda kalmazdık.”
Onarım yapılırken oldu bittiye getirtilerek birden bire Müze yapılma kararına çevrilen ve bu kararın Atatürk’ün kararı olması benim için büyük hayal kırıklığıdır. Çünkü Atatürk’ün böylesi bir yanlış yapmasını anlamlandıramıyorum. Tabi kararın Atatürk’ün olmadığı yönünde yusuf Halaçoğlu’nun itirazları var ama kanımca, O dönemde Atatürk’ün haberi olmadan böylesi bir karar sahte imzayla alınamazdı diye düşünüyorum.
Son söz olarak, Fatih ile başlayan kilisenin tamamen camiye çevrilmemesi (fresklerin sökülüp, mozaikle kaplanmaması) yanlışı durumu bugüne taşımıştır.
Fresklerin sökülüp mozaik ile kaplanması fikrini acımasız bulanlar için tam da o devirde cereyan eden cordoba katedralini (bkz: Kurtuba cami) örnek gösterebilirim.
Ah Fatih ah senin o Engin hoşgörün bak neler açtı başımıza.
