öykü'nün enayisi


  • saplantılı bir kişiliğin olagetirdiği olayları, hak görmek için yazmış ve kullandığı anti-depresanları marifetmiş gibi paylaşmış er kişisi.
    bir ön yargı ile davranmaktan çok, yayımladığı uzun tweetler dizisinde, cümle aralarına sahici bir mefhummuş gibi kullandığı ingilizce ibareleri, mesajlardaki yılışık hareketleri, kant'tan dahi alıntı yapmasına da kıl oldum. neyi ve niye kanıtlama çabasına girdiğini tam olarak anlayamadım.
    acımak mı gerekiyor idi acaba?
    "tü, tü,tü yazık olmuş amma da gençmiş" demek gerekiyor belki de...
    birkaç arkadaşım da vardır kendisi gibi(enayi); anime izlerler, rock dinlerler, alt-kültüre tabii olduklarını zannederler, ağlarlar, kendilerine zarar verirler lakin hiçbir kadına böyle saplantılı bir şekilde bağlanmazlar çünkü anlamsız olduğunu bilirler. -verdiğim örneklerdeki kimseler ile bu arkadaşın bağıntısı olduğunu düşünürek örnekleri vermiş bulunmaktayım.-
    bir kimseyi büyütmekten bahsediyor, acaba kendileri ne imiş; bir anne veyahut bir baba, pek tabii hiçbirisi, yayımladığı dizgide kendine hak görmek için, kendisini yüceleştirmeye çalışmakta. (yüce: anne-baba)
    bir zamanlar kendisi(enayi) gibi idim, sevdiğim bir insan var idi, lakin kavuşmak bir imkansızlık silsilesi içerisine girmişti, bir şeyler yapmam lazımdı çünkü sevmekte idim.*
    -*sevmekte idim kısmı tamamı ile yanlışlık belirtmektedir. alışmışlık bir sevmek hali değildir veyahut saplantı da aynı şekilde... herhangi arzu duyulan bir kimseye ulaşma çabası, arzuyu besler buradaki arzu, sevdiğimizi zannetiğimiz kimsedir, yani bir diğer deyiş ile "o".-
    belirli bir zaman sonra yukarıda belirttiğim hâle büründüm ve ne kendime ne de kendisine zarar vermemek üzerine bir sözleşme imzaladım.'*'

    her şey fanidir.