düşün ki o bunu okuyor
-
gecenin bir yerlerine as düşlerini, insanların yüzlerine bakma ve sözlerine aldırma, beni dinle.
ne zamandan beri senden kavruğum veyahut ne zamandan beri senden kavruk olarak yaşadım, uzun bir zaman.
herhangi bir insan düşün; çeşitli nevrozlar geçirmekte ve sevdiği bir kimseye bir şeyler karalamakta belki de kendi kara'sını, ak'a çıkarmak için uğraşmakta lakin sevdiği kimsenin buna yanaşmadığını görmekte belki de ondan kaçtığını bilmekte.
ne yapar bu insan sahiden?
nereye gidebilir, gideceği tek yer bir enkaz hâline dönüşmüş iken...
kime anlatabilir, sevdiği bir sağır olmuş iken...
kimden duyabilir, sevdiği bir dilsiz olmuş iken...
kimde ölebilir, sevdiği yaşar iken...
biliyorsun bu sorduklarım bir retorik soru anlamı taşımakta, cevabı kendi içerisinde barındırmakta. sorduğum soruların cevabı, 'hiç kimsedir.' zaman ile sen olan, hiç kimse.
hayat bir şekilde devam etmekte, artık annemin sana bol selamları yok, benim sana hoş bakışlarım...
kendimi yaralamalarım da yok,
sen de yoksun, ne zamandan beri olmadığının günlerini saymak gibi bir zahmete girişmedim, kusuruma bakma, istersen de bakabilirsin ne de olsan bakarsan göremeyeceksin.
gözlerim nemli değil, gözlerim namlu!
