antidepresan


  • "anti-depresanlar mı? boş ver kullanma onları, onlar para tuzağı ve hep kapitalizmin işi,"
    "anti-depresan mı kullanıyorsun, sen bitmişsin!"
    "onlar insanı deli ediyomuş heağ, dikkat et!"
    "insanı bomboş hâle getiriyor be!"
    "ne o, deli mi oldun?"

    belirli bir zaman aralığından beri anti-depresanlar kullanmaktayım, kullanmadan önce ve kullanır iken yukarıda gördüğünüz alıntılamaları kendi çevremden ve çeşitli yerlerden duymuş bulunmaktayım, ne acı.
    hayatımın belirli bir döneminde birkaç travma yaşamam ve bu travmaların bir semptom hâline gelmesi sonucunda, sendromlar baş gösterdi.
    nevrotik durumum, kendime zarar verme noktasına kadar geldikten sonra ise "temel tıp" sayesinde anti-depresanlar ile tanıştım, hoş.
    lakin kullanım sürem boyunca, hayat, "harika, her şey pırıl pırıl, oh! dünya varmış, insanlar ne kadar güzel ve ben ne kadar safım" bana bu sözleri ne söyletti ne de bu nidaları attırdı, attırmayacak da.
    anti-depresanlar hiçbir kimseye 'nidalar! attırmaz, anti-depresanlar, size tehlikeli bir köprüden* geçme sürecinde yol arkadaşınız olur.
    unutulmaması gereken bir nokta vardır ki, o da şudur: asıl terapi, hayattır ve insan, insanın kurdudur.

    kendini ara.
    kendimi aradım.-herakleitos, diels, fr.101.

    *tehlikeli köprü: hayat.