mario gomez
-
Beşiktaş'ımıza geldiği gün büyük bir heyecan sarmıştı beni bütün taraftarımızı.
geldiğinde güzel şeyler yapacağını hissetmiştim, hem de ciddi bir sakatlık geçirmesine rağmen. bu düşüncemde de yanıltmadı beni mario.
uzun süren şampiyonluk hasretini sonlandırmamızdaki en büyük pay sahibiydi mario gomez.
ne yeni inönü'deki attığı ilk gölü unutabilirim, ne fenerbahçeyi tek başına yıktığı uçan kafalı galibiyet gölünü ne de galatasarayı inönü'de yendiğimiz maç attığı golü.
mario gomez varken biliyordumki takım geri düşerse mario sahneye çıkar ve maçı çevirir. bu hissi en son ilhanlı, sergenli, pascallı dönemde hissediyordum.
son yıllarda quaresma'dan sonra en sevdiğim yabancı futbolcuydu. gittiğine gerçek anlamda üzülmüştüm. arkasından yapılan çirkin benzetmeleri küfürleri hak etmedi. ben de bu benzetmeleri asla kabul etmiyor ve yakıştıramıyorum.
bugün stuttgart'ta profesyonel futbol kariyerinin son maçına çıktığını öğrendim. hüzünlendim.
eskilerin tabiriyle ''büyük topçu''ydu.
umarım futbolu bıraktıktan sonra da güzel şeyler yaşar ve yaşatırsın.
seni her zaman güzel hatırlayacağım iki gözüm..
