türk sineması
-
aslında türk sinemasını öyle çok da gömmemek lazım. son dönem türk sinemasını tanzimat 2.dönem gibi düşünüyorum ben. baskılarla sinerek daha çok bireysel konulara yönelmiş, bu yönelişin uzamasıyla beraber izleyicide bıkkınlık getirdiği için sağlam yapımlara kaynak ayrılamaması var şu an türk sinemasında.
yeşilçam kalitesi zaten biliniyor. sistem eleştirisinin de bireysel konuların da gerçekten iyi diyebileceğimiz bir seviyede işlendiği bir dönem. ama günümüz için bakıyorsak olaya mesela 2000'lerin başında türk sineması hakikaten çok iyi diyebileceğimiz işler çıkarttı.
komediden gireyim mesela. şu an en çok eleştirilen olaylardan biri kalitesiz komedinin satması. 2004'de gora, vizontele tuuba, 2005'de organize işler, pardon gibi işler muazzam işler. daha arada tam komedi diyemeyeceğim neredesin firuze var örneğin. adamlar müzikal komedi yapmış otur izle ülkenin durumunu tam anlamıyla hissettirir sana.
ciddi işlere bakalım o dönem için. 2005'te babam ve oğlum var, türk insanının dramatik özelliğini aile yapısını bu kadar iyi yansıtan pek film bulamazsınız. o dönem bunu izleyen seyirci kitlesi bu olayın benzerini ya yaşamıştır ya da şahit olmuştur bir yerde. ister istemez duygulanıyorsun.
takva var mesela erkan canın. 2005'di galiba o da. tarikatlar memleketi türkiye'de bu filmi sattırmak kolay değil. şimdi yap bu filmi vatandaşlıktan atılırsın. önder çakar vardı bunun senaristi şimdi almanyada. kendisini savunacak değilim ama işini iyi yapıyor mu evet. gemideyi de o yazmıştı galiba.
diziler var kurtlar vadisi, tatlı hayat, avrupa yakası gibi. yani kaliteli yapımlar bunlar. öyle ha deyince silip atamazsınız. ben inanıyorum türk sineması içerisinde daha ne cevherler var. başımızdan bu belayı atınca eğer hala kalitesizlikte diretirlerse o zaman gömelim onları da.
