hasan sabbah
-
ömer hayyam'ın en yakın arkadaşlarından biri...
bunlar üç arkadaşlar, yetimhanede tanışıyorlar, hepsi büyük adam olacağız diye yemin ediyor.
nizam-ül mülk, hasan sabbah, ömer hayyam
hasan sabbah dünyayı geziyor, bilgiyi yerinde öğreniyor.
ömer hayyam kendini şiire, edebiyata adıyor, dünya malına tamah etmiyor.
nizam-ül mülk aslan, nizam-ül mülk savaşçı, devletin en üst kademelerine geliyor.
hasan sabbah dünyayı dolaşıp memleketine geliyor, varıyor ömer hayyamın yanına..
ömer hayyam vazgeçmiş dünyadan, maldan mülkten, kendini edebiyata adamış.
rahatını bozmuyor onun, ben diyor gideyim de diğer kardeşimi göreyim.
saraya gidiyor, nizam-ül mülk padişahın sağ kolu olmuş, bir dediği iki edilmiyor.
padişaha tanıtıyor kendini, hikayelerini anlatıyor, öğrendikleriyle devleti toparlıyor.
bunu makamına yediremeyen nizam-ül mülk, iftira atıyor, padişah da buna inanıp şehirden kovuyor hasan sabbahı..
hasan sabbah bu, gidiyor alamut kalesine, oturuyor kapıya. komutan geliyor gülerek, ne işin var burada diyor. kaleyi alacağım 10 altına diyor. ancak dana derisi kadar yer alırsın cevabını alınca yüzü gülüyor hasan sabbahın. 3 gün 3 gece dana derisini tel tel örüp kalenin etrafına sarıyor..
kaleyi alan hasan sabbah, kendini peygamber ilan ediyor, müritlerine haşaş vererek cennete gönderdiğine ikna ediyor.
haşaşinlerin büyüyüp gelişiyor. en iyi savaşçılarından ömeri çağırıyor bir gün.
nizam-ül mülk'e gönderiyor öldürmesi için..
ömer gidip nizam-ül mülk'ün huzura çıkıyor, boynuna zehirli iğneyi batırıyor..
nizam-ül mülk gülümsüyor, fedailerini durduruyor hemen, ömer'i öldürmeyin, o elçi sadece diyor.
ömer'e hikayeyi başından sonuna anlatıyor.
diyor ki, ömer oğlum 40 gün içinde öleceğim, bu zehiri ben öğrettim hasan sabbah'a, bir çaresi yoktur bunun; ama senden tek bir isteğim var, git bu hikayeyi her yerde anlat..
haşaşinler dağılıyor bu hikaye ile..
zaman kısa, hikaye uzun, kısa anlatımımın kusuruna kalmayın artık..
