geceye bir hikâye bırak


  • tam bir erkek
    Bir kız gaddar bir babayla yaşar. Babanın borçları vardır ve ihtiyaç kredisi olarak gördüğü kızını zengin bir aileye gelin olarak verip borçlarını ödemeyi planlar. Bu sırada da kız aklı sıra bir başkaldırıya geçer ve balkonunun aşağısında ona hayran hayran bakan erkeklerle sevgili olmaya, onlara kendisini kaçırmaları için ısrar etmeye başlar. Fakat hiçbir erkek bu ciddi kararı alamaz. Kızın güzelliği dillere destan olsa da, böyle gaddar bir babadan korkar, korkmasalar bile maddi açıdan sıkıntılı oldukları için "kaçsak naparız?" diye sorarak, vazgeçerler... Kız erkeklerin bu tip korkaklıklarını görünce erkeklerden nefret etmeye başlar ve babasına bir gün "ben bir adamla sevgiliyim, o, ülkenin zengini hem de!" der, babası önce alay ettiğini zanneder. Çünkü bu adam ülkede birden belirivermiş gibidir. Kimse kim olduğunu, nerden geldiğini bilemez. Sadece hakkında söylentiler dolaşır. Bu zengin şahsiyet kızımız için "onu elde edeceğim" demekle işe başlar ve elde eder.Zengin adam karısının bütün istediklerini yapar, bir istediğini iki etmez, kırmaz, dövmez, onu incitmez. Fakat sevmez de... İşte bu durum kız da müthiş bir boşluk oluşturur. İlk anlardan itibaren başlayan "beni seviyor mu sevmiyor mu" düşüncesi aklını kemirmeye başlar. Bu sorunun cevabını bulmak için birçok şey dener. Mesela bir kontun sevgilisi olur. Onunla gezer tozar, evine gider, kontun kendisi gelir... Kız, beni kıskanıyor musun, deyince de kocasının tek tepkisi ise şu olur, "seni mutlu ediyorsa neden kıskanayım!" Kız çıldırmak üzeredir. Adamın "sen beni aldatamazsın, beni kimse aldatamaz..." laflarıyla iyice siniri bozulan, bir sevgi parçacığı arayan kız zamanla ruh sağlığını bozmaya başlar. Nihayet bunun üzerine hakkında bir dedikodu çıkar ve kont ile olan ilişkileri patlak verir. Bunun üzerine kocası kadını deliler hastanesine kapatmakla tehdit eder. Eğer çocuğunu bir daha görmek istiyorsan, ya beni kıskandırma huyundan vazgeç ya da burada kal, der. Zamanla kendini toplayıp düşüncelerini yatıştırır ve onlara hükmetmeye başlar. Kocasına haber göndertir. O da haberi alınca karısıyla beraber çıkarlar hastaneden.
    Yine aynı sorular uç vermeye başlar "beni seviyor mu sevmiyor mu?" Yine aynı delilikler baş gösterir. Fakat bu kez elinde bir kozu vardır, artık ölüm döşeğindedir.Adam karısının dibindedir. Gözyaşlarına hakim olamaz ve inanmadığı tanrısına yalvarır, "onun yerine beni al," der. Bu sınırsız ego sahibi, kibirle dolu adamın iki büklüm olup çaresizce ettiği feryat eder. Ve adamda kendini öldürür... -MİGUEL DE UNAMUNO