larissa gacemer'in haklı serzenişi


  • aynı şeyi uzun yıllar yaşadığım için anlıyorum. en sonunda birine çıkışmıştım ben yalnız. belki ben kanserim, belki ölümcül hastalığım var, belki rahmim alındı, ne diye abuk subuk sorular soruyorsunuz diye kızmıştım, susturmuştum ki ben zaten çok acı çekiyordum. düşünün bir, yıllarca çocuk sahibi olmaya çalışıyorsunuz, aşılama, vs. gırla, bir heyecan sonucu öğrenmeye jinekoloğa gidiyorsunuz, bekleme odasında 18-20 yaşlarında gencecik bir kız yanınızda. bir süre sonra beklerken ikiniz de geriliyorsunuz, usul usul ağlamaya başlıyorsunuz. biriniz; "allahım, ya hamileysem! " diye, biriniz " allahım, ya bu sefer de hamile değilsem! " diye. sonra o kız içeri girip sizin uğruna öleceğiniz bebeği aldırıyor. hem o bebeğe, hem tutunamayan bebeğinize ağlıyorsunuz bu sefer. bizi herkesle aynı yerde bekletmeyin demiştim doktora en sonunda isyan edip. buna benzer yığınla sıkıntı yaşamış ama kimsenin bundan haberi olmadığı bir kadına gidip de " neden bebek yapmıyorsunuz hala, geç kalmadınız mı? " demek kalbine bıçak saplayıp o bıçağı tirbuşon gibi çevirmektir.