ermeni meselesi


  • Tanım:
    Birleşmiş milletler tarafından “insanlığa karşı işlenmiş suçlar” kapsamında değerlendirilen, Kaynak 1915 yılı itibari ile Osmanlı imparatorluğu hükümeti tarafından kontrollü olarak sürgün edilen ermenilerin bir kısmının veya tamamının hayatını kaybetmesi ile oluşan durumun sonuçlarının günümüze kadar gelen etkileridir.

    Üst yorum:
    Günümüzde bu mesele karşılıklı iki iddia’nın konuşulması üzerine indirgenmiştir. Ermeni diasporası ve devletinin iddiası, sürgünün -tehcir- bir soykırım olduğu, Türk devletinin iddiası ise Ermenilerin yaptığı sivil katliamlar nedeniyle, karşılıklı kırımı sona erdirmek amacıyla zamanın hükümeti tarafından uygulanan siyasi bir politika olduğu yönündedir.
    Bu açıdan bakıldığında bu politika bir soykırıma neden olmuş mudur? Bu duruma neden ve nasıl gelinmiştir? Suçlu dili, dini farklı bir ırkın, ırkçılık yapması mıdır? yoksa yasama, yargı ve yürütme organları olan bir devlet midir? soruları cevaplandırılırsa sorun basite indirgenmekten kurtulacaktır.

    Tarihsel süreç:
    Bir millete tabi olan ve osmanlı pasaportu taşıyan Ermeni azınlığı, olmayacak hayallere kapılarak Osmanlı’nın giriştiği mücadeleler nedeniyle zayıf düşmesini de fırsat bilerek bağımsızlık hayalleri kurmaya başlamıştır. Özellikle belli bölgelerde yaşayan Ermeniler, Fransa, ingiltere ve Rusya’nın “sistemli” ve “planlı” kışkırtma politikaları tarafından etki altına alınmıştır. Propagandanın ne denli güç yapıldığı ama etkili olduğu o dönemde bu kışkırtma silah desteğine dönüşmüştür. Osmanlı devletini daha da zayıflatmak için bir iş savaşı azmettirme politikasına evrilen bu politika sonucunda toplu katliamlara başlayan ermenilerin tetikçi konumuna düşmesi, bu katliamların Ermeni halkından destek görmesi nedeniyle büyümesi sonucunda, ermenilerin top yekün sürgün edilmesi kararı gelmiştir.

    Ermenilere göç ettirileceği haftalar öncesinden duyurularak hazırlıklarını yapmaları hükümet tarafından bildirilmiştir. Belli bir takvime göre ve Program dahilinde başlatılan Bu göçe karşı kısmi direnişler olsa da süreç tamamlanmıştır. Anadolu’da yaşayan ve katliamlara karışan Ermeniler Suriye, Ürdün ve Lübnan’a göç ettirilmişlerdir. Kaynak? Buradan da Avrupa’nın çeşitli ülkelerine göçen Ermeniler bugünkü Ermeni diasporasını oluşturmuştur. Tarihsel süreç kısaca bu şekildedir.

    Ermeni iddiası bir milletin göçe zorlanması temelinde şekillenmektedir. Bu iddia, Birleşmiş milletlerin soykırım tanımına istinaden göçün mental olarak bir milleti etkilediği ve yaşanan toplu '*' ölümlerin Ermeni nüfusunu eritmesi sonucu ortadan kaldırılması yönündedir. Ancak göç kararı, o zamanki yasama organının aldığı Meclis kararıdır. Kaynak? Yani yürütmenin aldığı idari bir karar değildir. Meclis kararları milletin kararıdır ve hükümetler tarafımdan uygulanmak zorundadır. Bu nedenle ne devlet eliyle yapılan insanlığa karşı bir suç, ne de bir soykırım olarak kabul edilemez. Ayrıca Ermeni nüfusu planlı bir şekilde Anadolu’dan uzaklaştırılmıştır. Yaşlı ve hasta olanların göç esnasında ölmesi ve münferit bir kaç olay dışında '*' kaynak? katliam yaşanmamış, göç eden nüfus büyük çoğunlukla yeni yerlerine yerleştirilmiştir. Daha sonrasında bu yerleşim yerlerinin Osmanlı’nın elinden çıkması ve devlet otoritesinin kaybolması ile Ermenilerin küçük bir kısmı bu bölgede ki yerli halk tarafından katledilmiştir. Kaynak?

    Son Yorum: Görüldüğü üzere göçe zorlama dışında bulunulabilinecek bir soykırım iddiası tarihi değiştirmektir. Göçe zorlanma ise Meclis kararı ile gerçekleşmesi nedeniyle soykırım için bir devlet değil ancak bir millet suçlanabilir. milletler de bir örgütsel yapı olmadığı için soykırımla suçlanacak yasal bir organ bulunmamaktadır.
    Not: kaynaklar sonradan eklenecektir.