tasavvuf


  • insanoğlunun tüm (bedeni ve ruhu ile) Allah’a bağlandığı, onun özlemiyle yandığı, ibadetlerini sadece günün belli saatlerinde değil her an kalbiyle, diliyle, işiyle sürdürdüğü hak yoludur.

    Tasavvuf erbabına ise (bkz: Sufi) denir. Sufilerin bir araya geldiği ve toplu olarak zikr yaptıkları mekanlara da dergah denir.

    Günümüzde tasavvufi dergahlar, diğer tarikatlarla mukayese edilerek çok yanlış saptamalar yapılmakta, bu insanlara büyük haksızlıklar yapılarak Allah’a şirk koştukları yönünde hadsizce iftiralar atılmaktadır. Bir sufiyi ancak başka bir sufi anlar. Hissettiklerini, her nefes alış verişlerinde, Allah diyerek zikrettiklerini sadece kendileri bilirler. Hayatlarının her anında Allah ile bir bütün olan, yalan söylemeyen, kalp kırmayan, hırsızlık yapmayan, günah işlemeyen, kötülük yapmayan bu insanları münafıklık hatta kafirlikle suçlamak en hafif tabiriyle aymazlıktır. Hele bir de bu suçlamaları, alenen yalan söylemekten çekinmeyen, Allah’a şirk koşmakta beis görmeyen, haramları helal yapan -faize başka adlar takarak faiz yiyen- (bkz: Katılım bankası), helale haram karıştıran, -ne yapalım piyasa böyle diyerek ederinden fazla fiyata mal satan- (bkz: Karın fazlası haramdır.) dini nikah altında zina yapan, bilimle sanatla uğraşmayan, sadece fıkıh veya sadece kelam üzerine çalışmayı bilim sanarak kendini allame ilan eden, sapıklığı hayatının içine sokan insanlar yapıyorsa, kalp kırmamak için onlara dön de aynaya bak cahil demez bu sufiler.