blog sözlük itiraf
-
Günün 3’te 1’ini kendimden nefret ederek geriye kalan 3’te 1’ini sayıları öğrenmeye çalışarak geçiriyorum.ikisinden birinde çok iyi değilim.
ama genelin aksine bu gün ortama altı uğursuzlukta bir gündü. Odamın doğal atmosferi olan sigara dumanına üfleyip dumanın nereye gideceğini kestirerek tanrıcılık oynadım. bunun gibi aktiviteler kontrol denen kevaşenin eğeri sanki benim elimdeymiş gibi hissettiriyor. monoton hayatıma renk katıyor böyle düşünmek.
Yeni insanlarla tanıştığımda hep ortamdaki en zeki en biligili kişi olarak görünmeye çalışıyorum, öğrendiğim üç beş tane “fun fact”’i papağan gibi caka satmak için kullanıyorum çok bildiğimden, okuduğumdan veya konu hakkında tutkulu olduğumdan değil sadece insanların beni zeki sanması hoşuma gidiyor.
Bağımlıyım bu herhangi bir materyal, düşünce olabilir ve biri benim inançlarıma, düşüncelerime, alışkanlıklarıma karşı çıktığında boşlukta kör bir göt gibi nereden bir şey tutturursam kârdır diye etrafa sıçıyorum.
Her şeye olan nefretim sabahları kalktığımda en etkili şekilde çirkin yüzünü gösteriyor. sabahları herkese, her şeye o kadar içten bir nefret besliyorum ki bir şeye karşı iyi hissetmek beni hasta ediyor. Yazmaya çalıştığımda da aynı patojenik etkileri görüyorum. Genelde günlüğümde eskiyen şey tarih ve buna bağlı olarak aynı sayfayı açıp kapatmaktan eskiyen kapak kısmı oluyor. Yazacak bir şeyim yoktur belkide veya yazmaya başladıktan sonra kendime o kadar çok acımaya başlıyorum ki devamı gelmiyordur veya bir şeyler yazacak kimsenin zeki olması gerektiğini düşündüğümdendir.
Zeka kırıntısına sahip olduğumu düşünmeyi severim ama bu sadece iç savaş gibi. Bunu irdelemeye çok da gerek yok. Sonuç olarak bir bardağa hacmiden fazla su koyamazsın, deneyebilirsin ama anlamsız olur.
bu arada çok üzgün, melankolik, yalnız olduğunuzu yazmanız itiraf değil drama üretmedir. ilavesiyle bunlar itiraf niteliği taşıyan şeyler değildir.
