sözlük yazarlarının garip takıntıları
-
misal pc karşısına geçip film izleyeceğim veya kitap okuyacağım ve kahve yaptım. bu aktivitelere kahve eşliğinde başlamayı severim.
o sırada telefon çalarsa çok önemliyse açarım ve o kahveyi içmem. kapatınca tekrar yaparım. yani ben o aktivite için yapmıştım o kahveyi diye düşünürüm. hatta önemli değilse açmam bile telefonu. kahvemi bitirip, sonra açarım.
tek başıma içtiğim kahvelerin eşlik edicileri bellidir ve katiyen de değiştirmem.
bir arkadaşımla kahve içmeye gidelim ki karşı tarafta kahve içen birisi normalde. ama o an canı kahve istememiş. başka bir şey söyledi. canım sıkılır bu duruma. birlikte kahve içmeyi severim. ki genelde erkek arkadaşlarımın çoğu kahve sevmezdi. o kadar sinirlenirdim ki bu duruma. ama bir tanesiyle sert sek kahve yapıp sabahları, mutfakta oturup içmemiz ve sigara normalde kullanmazken o kahvenin yanında onuna içmem inanılmaz hoşuma giderdi.
kardeşimi istemeye geldiklerinde öyle bir hevesle tuzlu kahveyi ben yapıcam diye tutturdum ki, tuz atmak istemeyen kardeşimden gizli de attım tuzu. yani beni istemeye geldiklerinde ola ki çocuk içemedi kahveyi çıkacak rezilliği düşünemiyorum. gelin çıldırdı diye kaçacak insanlar sinir krizimden.
gerçekten çok garip geliyor kendime bu takıntılarım. ama kahve beni insanlara yakınlaştıran, uzaklaştıran, günlük planımı belirleyen bir unsur.
