psikoloğa gitmek


  • psikologdan aydınlanma beklemek... aynı şekilde diyetisyenden de mucize bekleyip bir haftada yıllarca aldığı kiloyu vermeyi bekleyen kesim. kendi hastalarımdan biliyorum.
    fizyoterapistten de bir haftada kısmı felçli dedemin koşarak oradan ayrılmasını bekliyorduk biz. ama evde asla yapmıyordu egzersizlerini dedem. ama bekliyoruz. nitekim olmadı.

    doğuda çalışırken hastanemiz büyük olmasına rağmen psikologla aynı odada hasta baktım. onun hastası gelince ben çıkıyordum benim hastam gelince o.

    bir yerden sonra beni de psikolog sandı hastalar, kışın soğuğunda odadan çıkmakta pek işimize gelmeyince kalıp dinlemeye başladım bazı hastalarda bende sessiz sessiz.

    öncelikle çok ilginç vakalar var. senelerce ben de antidepresan kullandım bir dönem. ama bazı vakalar ilaçla geçecek şeyler değil. benim ki anksiyete kaygı bozukluğu ki bazen de doğrusu sağlıkta çalışanlar kafamı rahat olsun gibisinden çok rahat antidepresana yönelebiliyoruz.

    ama hasta durmadan el yıkıyor. obsesif kompulsif bozukluk. ilaç tedavisi bazen gerek duyuluyor ama psikologluk iş. ona ödevler veriyordu arkadaşım. geldiğinde 30 dakikalık terapide bile başta 2 dakikada bir el yıkayan ve benim of darlandım dediğim hasta 30 dakika da 2 kez el yıkayınca nasıl mutlu oluyordu arkadaşım.

    sonra altını ıslatan bir çocuk. psikolog desteği ile bundan kurtulmuştu.

    benim de çocukluk travmalarım için terapi yapalım mı diye konuştuk açıkçası arkadaşım ilk seyansta bıraktı. tanıdık olunca duygusal bağ da etkili olunca faydalı olamam diye.

    yani psikoloğa herkes, hayatın anlamını arıyorum. sence sevgilimden ayrılayım mı ki bu soruyu da çok duydum arkadaşıma sorulurken. psikolog size fikrini söylemez. sizin için en doğru hangisi olacaksa şartlar doğrultusunda ona yönelmenizi sağlar.

    misal kocasını aldatan sevmeyen bir kadına batıda olsak rahatça boşanmasına yönelik bir yol gösterirken türkçesi sevmiyorsan boşan kardeşim iken , boşanırsa doğuda o kadın başkasını seviyorum diye öldürülür ne yazık ki. yani bir kadının ölmesine engel olmuş veya ötelemişti o psikolog arkadaşım. bir nevi yuvası kurtulmuştu.

    yani bu başlıkta diyetisyen zayıflatır yeme der bir kağıt verir diyenlerin de psikologa sadece arkadaşına anlattıklarını anlatıp onun da aman bee takma kanka diyeceğini sananları görmüş oldum.

    milletin ne dertleri var görseniz, bizim hayat gayemiz, aşk acımız tırı vırıymış dersiniz. (doğuda tırı vırı denilen bir olta çeşidi ile balık tuttuğumuz günler de aklıma geldi bakın şimdi.)