blog sözlük itiraf


  • Nisanın son günlerinden biriydi. Tarih önemli değil. Hava hüzünlü, çatmış kaşlarını ve bulutlarla kapatmış yüzünü. Elimde bir buket çiçek. En sevdiğin hem de. Papatya. Bir sigara yakıyorum beklerken seni. Korkuyorum bir yandan da papatyalar kötü kokacak diye ama çok da endişelenmiyorum çünkü beni bekleyen şeyi biliyorum. Geliyorsun çok geçmeden, sevmezsin bekletmeyi. Bakmıyorsun bile yüzüme. Bir sigara yakıp dikiliyorsun. O an endişeleniyorum işte papatyalar kötü kokacak diye. Uzatmıyorum sana çiçeği, sen de görmüyorsun zaten. Ağzını açıyorsun ve hissediyorum. sur'a üfleyeceksin, kıyametim gelecek. Duruyorsun, ben onca harfe değmezmişim gibi Tek cümle kuruyorsun. Tek cümle ama sanki orhan veli İstanbul'u gözleri kapalı dinlemekten vazgeçiyor, sanki Attila İlhan artık ona muhtaç değil. Sanki Edip Cansever o karanfili alıp cebine atıyor. Bütün şiirlerin anlamını değiştiriyorsun tek cümlede. Ha bir de artık üç kişi kalsak yetişmiyor dünyaya. Elimdeki çiçeklere bakıyorum sen benden geçerken. Nasıl oluyor da hala böyle güzeller? Sanki bahar ellerimde açmış gibi duruyor. Ellerimle kırıyorum havanın üzüntüsünü ve güneşi konduruyorum bulutların tam ortasına. Birden çocuk sesleri doluyor kulağıma çıkmaz sokaklardan. Biri topa sımsıkı vuruyor ve suratıma yiyorum o ucuz mahalle bakkalından alınmış topu. En çok da bunlar can yakmıyor mu zaten? Tam ayağımın dibine düşüyor top. Gülümsüyorum. Gülümsüyorum ama gözlerim de dolu dolu. Topu seçemiyorum bile. Çocuklar sesleniyor. Toplarını geri istiyorlar. Bakakalıyorum. Canım yanıyor ama suratıma yediğim toptan mı yoksa aşktan mı bilemiyorum. Eğiliyorum topu almak için ama nafile. Dizlerimin üstüne çöktüğüm gibi çöküyor duygular üzerime. Ağlıyorum. Hüngür hüngür. Çocuklardan biri diğerine kızıyor aha ağlattın ablayı işte diye. Benim de sana kızasım geliyor. İşte ağlattın beni diye. Ama ne haddime? Ben o günden sonra bir daha ağlayamadım. İstesem de olmadı. Bil istedim.