sağlık çalışanlarına 40 bin çift ayakkabı bağışı
-
başlığı düzgün açamadım kelime sınırına takıldım. öncelikle flo marka sağlık çalışanlarına böyle güzel bir jest yapmak istemiş.
gerek maaşlarla ki hastaneden hastaneye değişiklik gösterse de sağlık bakanlığı bizlere bu dönemde güzel destek oluyor. hiç bir şey doğrudan girilen riskin, emeğin karşılığı şu an olamaz ama bir değer görme hissini yaşıyoruz sağlıkçılar olarak.
ülker, kek, bisküvi ve çubuk kraker gönderdi. neskafe bazı hastanelere kahve göndermiş. ilaç firmaları da supradyn enerji vitamin içeren gıda dışı takviye ve bepanthol krem göndermiş.
öncelikle çalıştığım hastane de biz sadece kek gördük. kekimizi yedik oturduk. kimse kimseden gelecek bu ufak şeylere maddi olarak kalmadı ama manevi olarak hoş jestler iken doktorların sekreterlerinin ellerinde bu takviye vitamin ve kremleri gördük.
biz sağlıkçılara vermeyip, bizler için gelenleri onlara vermişler.
sonra ayakkabı numarası toplanıyor ortalıkta. bir hemşire arkadaş bizde verecek miyiz diye sorunca numaraları alan arkadaşa "hayır sadece temizlik personeli, veri elemanı ve güvenlik" diyor.
yine sağlıkçıların hakkını onlara vermeyi uygun görmüşler. inanın kimse bir ayakkabıya kalmaz. hele ki bu muhabbetten rahatsız olan kadın arkadaşlar ve ben asla kalmam. zaten kadınların ayakkabı hastalığı malum, evimde ayakkabıları koyacak yer bulamıyorum bazen.
ama gönül isterdi ki gelip bizden numara istediklerinde bizler daha ihtiyacı olan insanlara hakkımızı verelim. çünkü arkadaşlarla zaten anlaşmıştık. hatta ihtiyaç sahibi ailelere yardım kolisi dağıtıyoruz biz süredir bizler. kendi aramızda para toplayarak. o ailelere ayakkabı da götürürüz diye düşünmüştük. ayakkabı numaralarını bile toplamıştık kendimiz.
hastanelerde lütfen ayrımcılık gibi görülmesin ama sonradan kadroya giren personele ki bu kadroya girmeler inanın hakkaniyetli olmadı. hepsi o hastanelere zaten siyasi partiler, eş dost kanalı ile girmişlerdi. misal benim arabam yokken temizlik ve veri elemanları son model arabaları ile geliyorlardı. aileden zengin ve torpilli kesim fazlacaydı.
bu torpilli arkadaşlarımız her fırsatta kayırılıyor. bizler temizlik personeline kibarca "odamı dün temizlememişsin bugün temizler misin" dediğimizde dahi bize kızılıyor.
odamı temizleyen arkadaşın bana "öğle aralarında senin odanda oturmayın. herkes buraya geliyor maşallah seni seviyorlar ama pisletiyorlar ortalığı ben temizliyorum" sonra dediğini bilirim.
kendi katımızdaki lavabo dolu olduğunda bir üst kata çıkınca ki zaten hasta lavabosunu kullanıyoruz bize özel tuvalet vs yok.
üst kattaki temizlik personeli arkadaşın "sizin katta lavabo yok mu" diye tavrına maruz kalıyoruz.
şikayet ettiğimizde evet idare bizleri adeta suçlu çıkarıyor.
bir süredir kendi odamı kendim temizlemeye başladım. evimden temizlik ürünleri götürerek. çünkü kimseyle sorun yaşayarak kendimi germek istemediğimden.
bu kırk bin ayakkabı umarım bizim hastane dışındaki yerlerde adil bir dağıtım sonucu ve bizler gibi düşünüp ihtiyaç sahibi insanlara hakkını vermeyi düşünen sağlıkçı arkadaşlara gitmiştir.
