duyulmuş en enteresan iltifat
-
bir 14 şubat günü, ankara'da öğrenciyken aldığım güzel iltifat.
sevgili değiliz ama aylarca çocuğun blog yazılarını okuyarak kendimce çocuğa dolup taşıyorum ben. ev ve bölüm arkadaşımın da liseden arkadaşı çocuk. blogu ile tanışmam da o vasıta ile oluyor.
kızılbüyü ne zaman harunun yazılarını okusam sen aklıma geliyorsun sizi yakıştırıyorum diyor bana öyle başlıyor benim gizli hayranlığım.
sonunda bizi tesadüfmüş havasında tanıştırıyor. ve biz bir hafta boyunca her gün buluşuyoruz.
çocuk aşırı kendine güveni olan, ne istediğini bilen baya havalı bir tip ve bana ilk dediği cümle "21 yaşında istediği bir insanın huzur olmamalı belki ama bir ilişkide huzur arıyorum artık. eski sevgilimle kavga gürültüden kaçtım" olduğu için kendimce huzuru az konuşarak boş konuşmayarak çocuğa vermeye çalışıyorum.
14 şubat günü sahafları geziyoruz. birbirimize ikinci el kitaplar alıp hediye ediyoruz. dart oynuyoruz. birer bira içiyoruz. ve ben hepsinde az konuşuyorum. böyle tatlı tatlı gülümsüyorum dinliyorum daha çok.
akşam arkadaşlarıyla ben tanıştırıyor. arkadaşlarının yeni açtığı ve henüz müşterisi olmayan barda kalabalık bir ekip oturuyoruz.
kimseyi tanımıyorum. o yüzden daha da az konuşuyorum. kendi arkadaşlarım olsa oo susturabilene aşk olsun da. dinliyorum. bolca gülümsüyorum etrafa. bir ara kafamı çeviriyorum ondan yana. (bu çok güzel bir flört hareketidir. arada bir yanımda oturan erkeğe dönüp burun buruna gülümsemek veya bir şey söylemek gözlerine bakarak. )
bakıyorum benden önce o bunu yapmış bile beni izliyor. sadece gülümsüyorum o an.
"sana böyle susmayı kim öğretti" diyor fısıltı ile.
"kötü mü" diyorum.
"çok güzel susuyorsun" diyor. yanağımdan öpüyor orada.
bir kadın olarak güzel susmayı bile iltifat kabul ettim valla. ya artık kadınlar hiç susmadığımızdan çocuk susan kadına hasret kalmış ya da daha çok susmaya beni teşvik için dedi o gün.
