aşk


  • ya böyle bir şey işte,
    seni tokatlayacağını bildiğin bir eli öpmek, içinden bir şeylerin taşması ama hiçbir şeyi dolduramaması, boşluğa benzemeyen boşluklar, salt bir huzur ama yanında zehirli biberi de var. nasıl diyeyim, yersen işte. çatıdan sarkmakla aran iyiyse ya da ölümlerle haşır neşirsen, zor olmaz. size kitaplarda, şarkılarda, filmlerde filan yanlış lanse etmişler. sevmek ölmekten uzun sürüyor. ölürsen, biliyorsun işte. senden geriye kalan artıkları da süs niyetine sunuverirsin yine kendine.
    ya, böyle bir şey işte.