hayatın anlamsız geldiği anlar


  • pencereden dışarı bakıp bir karganın uydu kablosunu salladığı vakit,
    babanın eve gelip, gözleri kan içerisinde kaldığında beynimde hücum ataklarına başlayan sorulara hiçbir cevap veremem eşliğinde; babanın, elini "bu işler çok sıkıntı" der gibi bir hareket yapması sonucu,
    sokakta yürüdüğümde, kağıt toplayan bir dostumun; kefen gibi pislik, o beyaz plastiğin üzerine "porşe" yazdığı vakit,
    annemin öleceğini düşündüğüm vakit,
    tek hakikatin ölüm olduğunu bildiğim vakit,
    galiba ölmek mefhumu hayatımı daha anlamlı hale getireceği yerde, "yok oluş eşiğinde kaldığın vakit, eşikten geçip de yok oluşa ulaştığında ne karga ne de çocuk olacak" der gibi telkinlerde bulunuyor. bilemiyorum. zor'ro. Z.