neslini devam ettirme güdüsü
-
artık öyle çok da anlamlı olmayan, sosyal yaşantı içinde kolayca baskılanabilen bir dürtüdür. Darwin'in evrim teorisinin yaptığı çıkarımlardan biridir fakat nedense tıbbın her alanı darwin'den beri kendini en az 100 kere değiştirip katlamışken bu yaklaşım elimize yapışıp kalmıştır. artık bu algıdan çıkmamız gerekmektedir.
nedense herkes bu durumu hemen seksle ilişkilendirmeye çalışır. halbuki seks çoğu zaman günümüz dünyasında gebelik meydana getirmeyecek şekilde yapılan pratiklere sahiptir. herhangi bir koruyucu yöntem kullanmasanız bile, oral seks bu güdüye ters bir durumdur. onun dışında sekste yine zevk maksimuma çıkarılmaya çalışılır, öyle olmasa hemen boşalmak çok daha rağbet gören bir durum olurdu.
işin üreme kısmının dışında, bu güdü yine hayatın merkezine konmaya çalışılır. nörobilimsel olarak çoğu güdümüz(yemek yemek vs.) hipotalamus adı verilen bir bölgeden idare edilir. fakat tüm bu uyarılar, zihinsel süreçler, harekete dönüşmeden prefrontal korteks adı verilen beyin bölgesinden geçmelidir. işte bu yüzden bir pastanenin önünden geçerken hoşunuza giden bir tatlıyı içeri girip vitrinden avuçlayarak yemezsiniz. çünkü bunun sosyal normlara uymadığını bilirsiniz ya da bu üreme konusuyla ilişkili çok güzel/çok yakışıklı bir kadın/erkek gördüğünüzde üstüne atlamazsınız. çünkü bu da yine kabul ettiğiniz sosyal normlara terstir.
