geceye bir soru bırak


  • Hepimiz hayatımızda en az 1 kez uykuya daldığımız anda düşme hissi ile aniden irkilerek uyanmışızdır. Bundan adım gibi eminim çünkü bu kalıtımsal, yani bilmem kaçıncı nesilden dedelerimiz vahşi hayvanlardan korunmak için ağaç dallarında uyurlarmış. Uykuya daldıkları anda dengelerini kaybedip düşmemek için aniden uyanıp refleksif olarak ağaca tutunurlarmış. Tutunamayanlar teker teker öldüğü için hayatta kalıp soyunu devam ettirenler sadece refleksleri kuvvetli olanlar olmuş. Bir de ‘lucid dream’ denen olay var; o da rüyayı gören insanın rüyada olduğunu anlaması ve rüyayı yönlendirmesi durumudur. Peki ya bu iki olay birleşseydi? Dalda uyurken aniden irkilmek yerine gözümüzü açıp o dünyada neler olup bittiğini anlayabilir miydik? Atalarımızın genlerimize bıraktığı bu hediye bize zamanda yolculuk için bir kapı olabilir miydi? O dönemlerde yaşayan insanların hayatlarını gözlemlemek için müzelere gitmek yerine sadece uyumak yeter miydi?