düşün ki o bunu okuyor
-
Anlatmıştım sana, umuyorum hatırlıyorsunuz. Bazı insanlar sevdiklerine sırtını dayamak ister. Böyle olmasını istemiyorum dediğimde şaşırmıştın. Çünkü dayandığında yük olursun ona, hayatını güçleştirirsin, köstek olursun bir nevi. Değil sana zarar vermek ayağına taş değsin istemezken nasıl taşları önüne yığan kişi olmayı kabulleneyim ki?
Ben sana tutundum yalnızca. Hiç bırakma ellerimi, yine ansızın öp onları. Bu benim lisanımda iyi ki tutunuyoruz birbirimize demektir. Belki biraz daha iyimser yaklaşırsam ellerimizi ayırmak nasip olmasın diye bir duadır.
Al işte manasız bir duygusallık çöktü yine üstüme. Bu yetmezmiş gibi yanımda da değilsin. Senin göğsüne yatmışken geleceğe umutla baktığıma dair yalanlarıma inanıyormuşum gibi. Esasen kocaman bir korku bulutuyla yaşıyorum. Küçük bir şimşeğin çakmasına bakıyor fırtına kopması. O anda yanımda değilsen yahut yanımda olsan dahi hissedemiyorsam sevildiğimi yani yalnız usulen duruyorsan keder sarmaşıkları kaplıyor yüreğimi.
Ben çalışmayı, öğrenmeyi pek severim de sınanmaktan hiç hazzetmem. Her an yitirme mülakatlarında olup nefes almak kolay değil. Diğer yandan gayri ihtiyari sana hayatım demiş olmanın uyandırdığı panikle biraz afallamışım. Zaten azıcık bile hazırlanmadan kocaman bir duygu yükünü sırtlandım, çuvallamam an meselesi. Ne yöne koşacağımı şaşırdım, olağan ben değilim inan, soluk soluğayım. Üstüm başım perişan. Pespaye halim zihninde yer etmesin. Hadi tut bir ucundan toparlayalım bizi belki ufak bir kaçamak yaparız. Temennilerimi anlaşılabilmek üstüne inşaa ettim, bir tane daha ekleyeyim. Canım insan, asla üzülmeyelim ne olursun.
