polonya


  • yurtdışına fazlasıyla meraklı olduğum, ingilizce konusunda kendimi hayvan gibi geliştirdiğim ve internet üzerinden çokça yabancı arkadaşımın olduğu lisenin ilk yıllarında bu ülkede okumayı kafaya koymuştum. ailemle de konuştum, "tamam" dediler, "madem sen öyle istiyorsun, biz ne yapıp edip seni gönderir orada okuturuz".

    hayvan gibi araştırma yapıyor, ingilizce kasıyor, polonya'dan insanlarla tanışıyorum vesaire. makine mühendisliği okumak istiyordum orada, gerçekten istediğim, ilgilendiğim bir alandı. önce politechnika lodzska, sonra ise politechnika wroclawska üniversitesinde karar kıldım. mailler atıyor, karşıdan güzel, samimi geri dönüşler alıyor ve hevesim günden güne daha da artıyordu.

    lise üçün sonuna kadar bu isteğim ve ilgim sürdü. daha sonra, lisenin son senesinde üniversite sınavına hazırlanırken aslında kurduğum hayallerin boş toz pembe hayaller olabileceğinin, tek başıma genç yaşımda oralarda fazlasıyla zorluk çekeceğimin, asla ve asla ne oraya ne de buraya dair bir aitlik duygumun olmayacağının ve bazı hayallerin acı gerçeklerden daha güzel olabileceğinin farkına vardım. polonya benim için güzel bir hayaldi, bana çok fazla şey kattı fakat gerçekleşmese de olurdu, tadında bırakmak belki de iyiydi.

    üniversite sınav sonuçlarının ardından, lise hayatım boyunca hayalim olan polonya'dan vazgeçmekle kalmamış, makine mühendisliğinden de vazgeçmiştim. bu iki vazgeçiş, hayatımın akışını ciddi anlamda değiştirdi. peki ne mi tercih ettim, harita mühendisliği.

    üniversiteye geçmiş ve hayallerimi arkamda bırakmışımdır, mutlu ve memnunumdur. bir gün erasmus anlaşmaları sayfasına girer ve koskoca "politechnika wroclawska" üniversitesini görüp bir anda yıkılırsın. sanki sen polonya'dan vazgeçmişsindir de, o senden vazgeçememiştir gibi. fakat tüm bu vazgeçişlere yenisini eklersin ve üçüncü olarak erasmus üzerine düşündüğün zamanlarda üç seçeneğin ikisinin polonya, hatta birinin zamanında istediğin üniversite olduğu yerde gider komşu yunanistan seçeneğinde karar kılarsın.

    bu vazgeçişler belki de yaptığın seçimlerin ne denli doğru olduğuyla yüzleşmekten ve boş hayal deyip geçtiğin hayallerin gerçekten muhteşem şeyler olabileceği ihtimalini görmekten kaçmaktır. öyle ya da böyle her seçim bir vazgeçiştir ama bazen hayat senin bu vazgeçişlerinden o kadar sıkılmıştır ki, vazgeçemeyeceğin bir şey sunar sana: dersini almak zorunda kaldığın polonyalı(leh) üniversite profesörü...