toplu taşımada yaşlılara yer vermek


  • Bu konuda dertliyiz sözlük. Bu güzel bir davranış, olması gereken bir şey eyvallah. Sonuçta bir gün biz de yaşlı olacağız. Fakat bir de Türkiye gerçekleri var. Ben sabah 5:30’da kalkıp 8:30’daki derse yetişmek için Üç vesait değiştire değiştire okula gideceğim ve akşam 5’ten sonra aynı şekilde dönmeye çalışacağım. babam 5:45’te evden çıkıp işe gidecek. Akşam 7’den sonra dört vesait değiştire değiştire eve 9’a kadar varmaya çalışacak. İstanbul’da pek çoğu böyle biliyorsunuz.

    Peki bu yaşlı amca ve teyzeler ne yapıyorlar? Ellerinde röntgen poşeti, her gün hastane yolundalar. Bi hastalık bulunmazsa ölecek hastalığına yakalanmış bir çoğu. Geri kalanları da buruşmuş dudaklarına rujunu sürüp gün gün, dedeler de kahve kahve geziyor.
    Babamların araçta her gün sabah 6’da ataşehirden binip ta karşıya Sarıyer’e kahveye okey oynamaya giden bir amca var. Hem de her gün. Amca tamam anladık kart bedava da.

    Yaşlılar bencil anacım bencil. Kendilerinden başka kimseyi düşünmüyorlar. Devlet bu kartları bedava değil indirimli yapması lazım. Ya da belli saatlerde bedava olması lazım. İş ve okul giriş çıkış saatlerinde değil. Onlar da ona göre hareket edip evlerine dönmeliler. Kimse onlara sokağa çıkmayın demiyor. Tabi ki çıkıp sosyalleşsinler. Ama İstanbul gibi yirmi milyonluk bir şehirde yaşıyorlasar da ona göre davranmak zorundalar. Ne araçlar ne de saatleri bu nüfusa zaten yetmiyor. Sabahın 6’sında kalkıp yola düşmüş, afedersiniz eşek gibi çalışmış ve ancak akşam 9’da eve varabilen bi insanın sana yer vermesini beklemek düpedüz kötülük.

    Geçen otobüste bir kavga çıktı aynı bu mevzuda. Kadıköy Pendik hattı vardır 17 numara bilen bilir. Otobüsün geçtiği güzergah itibariyle fil mezarlığı olarak tabir edilebilir. Otobüs içindeki yaş ortalaması 70 falan. Saçı başı yapılı, kürklü, kamburu çıkmış teyzemin biri bindi. Yüzde yüz cemiyet toplantısından, altın gününden falan dönüyor belli. Herkes ayakta. Bi kızın başına geçti mırmır etti biraz. Kız bir şey demeden kalktı yer verdi. Hala devam ediyor konuşmaya. İşte gençler saygısız da, bana yer vermek zorundasın da şöyle böyle. Kız dayanamadı garibim kim bilir kaç saattir çalışıyor, hayatından bezmiş. Kadına bir bağırmaya başladı. İçimin yağları eridi. Haketmişti çünkü. “Yer verdim hala susmuyorsunuz teyzecim. Ne istiyorsunuz benden? Gençler saygısız deyip duruyorsunuz, siz ne sevgi gösterdiniz de saygı bekliyorsunuz? Dünya sizin etrafınızda dönmüyor. Kaç saattir ne şartlarda çalışıyorum ben. Bir zahmet gezmenizi erken bitirin evinize dönün. Nasıl bi bencillik bu sizdeki?!” Diye. Aman demez olaydı kadın daha da çemkirmeye başladı, kıza dedi ki: “küçücük boyunla bana laf yetiştiriyorsun, terbiyesiz!”
    Kız da dedi ki: “ sizin de bi ayağınız çukurda, ben bir şey diyor muyum?!” *
    Beni bi gülme krizi aldı. Kıza helal olsun bakışı attım. Aklıma geldikçe gülüyorum.

    Velhasıl bu saygısızlık değil. Sevgisizlik de değil. Yaşlıların bencilliği ve gençlerin hayattan bezmişliğinin çatışması. Buna çözümü devlet getirecek. Ayrıca emekli maaşı olan yaşlıya yol bedava, maaşı bırak harçlığı bile zor alan öğrenciye yol paralı? Çok saçma.