gündüze bir şey bırak


  • bon iver
    *
    '*'
    sabah uyandım. soğuk. yalnızım.
    küçüğüm üstelik.
    ama gökyüzüne baktıkça, umutlanıyorum.
    yerler ıslak, sopamı aldım ve yola koyuldum artık.
    kimse yok burada, hiç kimse.
    suların üzerinde zıplamayı seviyorum. koşuyorum. bazen tırmanıyorum.
    kayalar var belki boyum kadar.
    işte kocaman bir buzul. erimiş. eriyorlar.
    taş sektirmezsem olmaz.
    kocaman bir şelale, çok yüksekten akıyor. cesaretliyim ben.
    hemen altına gidip hayretle izliyorum. kim bilir nereden geliyor bu su, nasıl şiddetli.
    suyu içmeden olmaz. yoruldum.
    suyla oynamayı sevdiğimi söylemiş miydim? başka yapacak bir şey yok belki de.
    kimse yok, hayvan bile. belki kaçabilirim, daha hızlı koşsam, günler gecelerce. belki.
    bir yokuş, çimenler, ah ne güzel. yuvarlanmak.
    durmak yok, yola devam, devam devam.
    işte deniz. okyanus mu? bilmiyorum ki.
    kocaman kayalar, tırmanabilirim. evet en yükseğe.
    kocaman bir martı. beni gördü. evet beni gördü. lütfen gör beni.
    hadi tut yakamdan götür. gitme.
    yine yalnızım. gökyüzü gri. ve hava buzullar gibi. galiba dönemeyeceğim.
    ölüyorum.