geceye bir şiir bırak


  • sana tanık bulunur şehre salınmış gövde
    kaldır artık şu göğsünden lekesizliği
    soyunup başımız önde şehri çıkalım!

    dünya beni acıtacak kadar büyükmüş, demek için
    küçük yalnızlığını dünyaya bağışlayan!
    bakışlara kalplere kurulmuş aynalarda
    herkes öyle yalnız ki yalnızlığı bilen yok
    ve insanın insana uzun cehenneminde
    kendi yüzüne bakacak kadar güzel değil hiç kimse

    yüzüne benzettiği maskelerden ağlayan kadın,
    inceyken kara kalemlerin ezdiği bir resim gibi
    kitaba düşünce kelimenin şerrinden
    sevişmekten yorulunca aşktan korkuyor
    hayatı başka hayatların çıplak gövdesi

    gövdelerin gecesi: benzerinin yüzünde ölümü öpen
    ve soyunan yalnızlık korkusuyla benzerlerine
    yok çünkü, cezasını bir cezaya ekleyen gezgin
    ayna tutup boynundaki ipi kıran yok
    yataklar ter kokan cesetlerin buluşma yeri
    gölgelerin çiftleştiği şehirde
    ben kendimi sevseydim cinayetler işlerdim

    ey, yüzüne bakmadan aynalar tasarlayan, sen de
    rüzgârın buruşturup atılan bir kâğıt gibi
    parçalanmış bir kuş gibi alnıma konmadan önce
    şehir tüylerini yolup beyaz karnını paylaşmadan,
    sen, aşkına olmayan şehirler aramadan
    ve kanatların küllerle ağırlaşmadan

    şehrin dışına çık ve tanış benimle!
    Haydar Ergülen