geceye bir şiir bırak


  • Kim beni çağırdı: sohrab!
    Tanıdık bir sesti, havanın yaprağı tanıdığı gibi.
    Annem uykuda,
    Menuçehr, pervane; belki de tüm şehir uykuda.
    Haziran gecesi, bir ağıt gibi, usulca
    ve soğuk bir esinti
    battaniyenin yeşil kenarından uykumu yıkmakta.
    Ayrılık kokusu var havada;
    yastığım sığırcık kanatlarının şarkısıyla dolu.
    Yeniden sabah olucak ve
    su ile dolu bu kabın üzerine
    gökyüzü gelecek.
    Gitmeliyim bu gece
    ben bütün açık pencerelerden bu bölgenin
    insanları ile konuştum,
    ama zamana benzer, tek kelime bile duymadım.
    Hiç kimse aşk dolu gözlerle toprağa bakmadı.
    Hiç kimse bahçenin görünümüne tutkun olmadı.
    Hiç kimse bahçedeki küçük kargayı ciddiye almadı.
    Kederliyim; bir bulut gibi.
    Gitmeliyim bu gece.
    Sadece yalnızlık gömleğimin sığacağı valizi
    alıp gitmeliyim, bu gece.
    Yaşlı çınarların olduğu bir yere gitmeliyim.
    Yine birisi beni çağırdı: Sohrab!
    Ayakkabılarım nerede?
    Sohrab Sepehri