hatırladıkça iç burkan çocukluk anıları
-
Bisiklet sürmeyi öğrenişimdir. Çok uzun süre yardımcı tekerleklerle sürdüm bisikleti, korktuğumdan falan değil de kimse bana bisiklete binmeyi öğretmek istemiyordu. 4. Sınıfa geçtiğim yaz, babaannemlerin evinin önündeki sokakta gidip geliyorum yardımcı tekerleklerin tıkırtısıyla, babamın amcasının evi de hemen yanda, onun torunları da kapının önünde oynuyor. Hayatımın dönüm noktalarından biri, o kadar fazla dalga geçtiler ki benimle ağlayarak eve gidip dedemi tehdit ederek yardımcı tekerlekleri çıkarttırmıştım. Tehdit de şu, sen çıkarmazsan öbür dedem çıkarır. Söylene söylene çıkarmıştı tekerleri. Bu haziranda kaybettik dedemi, nur içinde yatsın. Sert bir adamdı ama istediklerimizi yapmadığı olmadı. Neyse bisiklete döneyim. 4 tekerlek yok artık 2 tekerlek var ve özgürüm yani düşünsenize, şimdi tek eksik bana öğretecek biri. Babama gittim öğret diye ben senin peşinden koşamam işim gücüm var dedi, anneme gittim taktik verdi yolladı. Baktım kimseden hayır yok, dışarı sokağa da çıkmadan evin bahçesinde yarı beton yarı toprak zeminde yüzlerce kez düşerek kendi başıma öğrendim. Amcalarım güldü, babaannem güldü, kuzenlerim güldü ama o inatla tek başıma öğrendim. Sokağa çıktım sonra yüzümde bir cooler than you gülümsemesiyle, önümde diz falan çökmediler o eşşek kafalı uzaktan kuzenlerim bu kez de saçımla dalga geçtiler ama ben artık bisiklete binebiliyordum. (bkz: bu da böyle bir anım)
