blog sözlük itiraf
-
ruhumun bir kısmı kaldı orada. Eksik güldüğümü fark ettiler. Ne acı. Eksik kızdığımı söyledi arkadaşım. Tam da nargile içme seansının ortasında. Vazgeçmişsin dedi bir tanesi. Aynı gün. Farklı saatte. O pulu kırardın sen. Neden umursamazsın hayata karşı. Gel dediler. Gidelim sevdiğin ağacın oraya. Biraz dur yanında. İyi gelir sana. İstemedim. Artık emin oldular. Ruhumun bir kısmına sahip olmadığıma. Bıraktım. Sahiden. Sırtıma yük. Kirpiklerime yaş olmaktansa. Hayatımın bir bölümünü ücra köşelerde bıraktım. Sakladım sandım. Gördüler. Neyse ki. Nefesi alış şeklime kadar bilen arkadaşlarımla. Yılda en fazla üç gün geçirebiliyorum şu sıralar. Üç koca gün ızdıraba dönüşmeye meyilli neden soruları arasında kalıyorum. Üç koca koca gün. Susup oturuyoruz karşılıklı. Elimizde tütün. Aklımızda yarın. Gönlümüzde. Dün.
Ankara. Köşe başları. Yokuşlar. Ve parklar. Her şey biraz daha fazla değişmiş. Bizden bağımsız olarak. Bizi bağlayacak şekilde. Yedide yürürken. Reflekstir. Aynı şiiri okurum. Geçer içimden. Dönmeyeceğimiz bir yer beğen. Başka türlüsü güç. Gözlerin bile değmeden gözlerime henüz. Ona göstermeyi hesap ettiğim balkonda yine çiçekler açmış. Adını bilmediğim. Onun da bilmediğini tahmin ettiğim. O kapıyı çalıp. O balkonda çay içerken. O çiçeklerin adını öğrensek. Beyaz hayalleri özlesek. Sonra bir daha yediden geçmesek. Ben kabul ederim. Ama ankara. Köşe başları. Yokuşlar ve parklar.
En sevdiğim diye bir şey yokmuş. Sevdiğim her şeyi sevilebilir kılan tek bir şey varmış. O da masallar misali. Bir varmış. Bir yokmuş.
Bu şehre dahi dayanamıyorum artık. Olmamakta bir esaret aramaksa keder. Yoklukta bulmaksa hürriyeti. Esir bir iradenin eseridir belki de. Şu sıralar.
