düşün ki o bunu okuyor
-
Sana gönül koymadım dedim ama
Sana gönül koydum.
Tam yanında olabilecekken bana "git" dediğin için,
Onca hatıranın, onca yaşanmışlığın üzerine "bitti artık" dediğin için,
Sana anlatmak hevesiyle yaşadığım onlarca şey varken bana sırtımı yaslamalık değil; yüzümü dönmelik 'duvar' olduğun için,
Benim her adımıma karşılık, benden koşarak uzaklaştığın için,
"Seviyorum" dediğinde, "seviyorum" deyip uzattığım zeytin dalımı ateşe verdiğin için,
Sadece zeytin dalı olsa iyi; varlığın üzerine kurduğum hayalleri, hayatları, hayatımı ateşe verdiğin için,
Bana çaresizmiş gibi hissettirdiğin için,
Daha nice kapıyı yüzüme çaptığın için sana gönül koydum.
Sana gönül koymadım dedim ama
Sana gönül koydum.
Ama en çok da Beş dakikalık mesafeye dipsiz çukurlar, sonsuz dağlar koyduğun için gönül koydum.
En çok da iki sıcak sözle, bir muzip bakışla eriyecek kadar ufak buzları dağlar yapıp sana giden yollarıma koyduğun için sana gönül koydum.
Hep düzelttiğin sorunları düzeltmeyi bana bırakıp, başarısızlığımı sakince izlediğin, "Bak uyudum uyandım, yapamıyorum; kırıldım ve bunu tek başıma halledemiyorum" diye yardım dilenişlerime "peki ben ne yapabilirim?" Dediğin ve ben halledemeyip sorunları benzin misali üzerimize döktüğümde bizi ateşe vermeme izin verdiğin için sana gönül koydum.
