iyi insanlar
-
geçen yaz, bebek'te bir arkadaşımla yokuş yukarı çıkıyoruz. hava sıcak. asfalt ayaklarımızı yakıyor. etrafımızda bir büfe, market yok. karşımıza bir kadın çıktı, güler yüzlü. hiç tanımıyoruz. selam verdi. bizde selam verdik. sonra çantasından su şişesini çıkardı: "ister misiniz?" dedi. o an gözlerim doldu. teşekkür ederek aldım ve bir evin merdivenine oturup içtim.
sanki karşıma çıkan bir melekti.
biz, yanımızda biri yere düşse, bakıp geçiyoruz. o an hissettiğim duyguyu, herkes hissetmeli diye düşündüm. tanıdıklarım/ tanımadıklarım diye insanları ikiye ayırmaktan vazgeçtim. cümlelerimde siz yerine, biz demeye başladım. hepimiz biriz, biziz. yabancı değiliz. öteki değiliz. kardeşiz. (bkz: OH!)
