yarım kalan hikaye


  • iyi kötü geçen bir ay. perşembe günü seninle konuşmam gereken bir şey var dedi. konuşalım dedim ama söylemedi. ısrar etmedim. aşırı inatçı birisiydi. cuma gecesi ısrar etmeye başladım. hem merakımdan hem de sevdiğin insanın aklına takılan şeyi senin gidermen lazım.

    upuzun bir ayrılık mesajı. "bu kadar ısrarının bu konuşma için olacağını bilsen..." diye başlayıp "...lütfen cevapsız bırakma beni." ile biten. mesajı okudum. teşekkür mesajı attım. kendini suçlamaması gerektiğini, yapacak bir şeyin olmadığını ve ikimize de zaman vermesi gerektiğini.

    mesajı yazmayacağım ama biraz bahsedeceğim ki kadın olsun erkek olsun bunu yapmayın diye.

    4 kız arkadaşı ayrı ayrı konuşup "A.'ya aşık değilsin sen. Onu üzersen senin kafanı kırarız." demişler. ulan aşık değilse ayrıl mı denir? kötü biri olsam, şu yaşadıklarımı hak etsem gram sesim çıkmayacak. kızların kız arkadaşlarından korkun. kızlar siz de korkun.

    mesajda karar vermek için ablasıyla konuşması gerektiğini yazmıştı. ortalama bir hesapla ayrılmayı düşünüp de bana söyleyene kadar geçen süre 1 ay arkadaşlar. benim kendimi siktiğim bir ay, ona bağlandığım bir ay, hayatımı kararttığım bir ay. yahu fark ettin madem söyle. ben senin için kendimi paralarken sen neden oradan seyrettin?

    mesajımdan sonra yazdı yine. nasıl böyle soğukkanlılıkla karşıladığımı vs. Dedim ki zaman ver bize.

    cumartesi günü akşamı öyle bir ağladım ki. ben en son ne zaman ağladığımı hatırlamıyorum bile. ben o gün ilk defa bir kadın için oturdum ağladım. ruhum daraldı. pazar günü ise daha kötüydü. o hafta üşütmüştüm şantiyede. akşamına acile kaldırdılar beni. -bunu asla anlatmadım-