blog sözlük itiraf


  • (bkz: #93443) iş bu entryde belirttiğim gibi bir ayrılık yaşandı. Kendisi ile tam altı ay yedi gün sonunda ilk kez konuştuk. İçime kovalar dolusu su serpti. Özlemiş beni, çok seviyormuş hâlâ, bitirememiş. Aylar sonra bazı çiçekler açtı içimde, bahara dair umutlarım yeşerdi. Uzun zaman sonra bu gece biraz da olsa mutlu uyuyacağım. Fakat hiçbir şey tamam değil henüz.
    Birbirimize hâlâ çok kırgınız. Ona da söyledim; belki çok bencilce gelecek ama sana dair en ufak fikrim yoktu, ben yalnızca benim çektiğim acıyı gördüm. Bana bir bardak almıştın, üzerinde “iyi ki varsın!” yazıyordu. Kendimi sorguladım. “İyi ki mi varım? Niye varım?” Özgüvenim yavaş yavaş can verdi.
    “Benim arkamda kocaman bir dağ vardı. Benim yıllarca ilmek ilmek çalışıp didinip diktiğim dağım yıkıldı. Benim dağım niye yıkılsın ki?” dedim.
    “Öyle anlar var ki içim çekiliyor. Ne zaman bir şey olsa, canım sıkkın olsa yahut neşelensem ilk seni arardım. Ben hep sana koştum. Ama bu süreçte beni ıssız bıraktın.”
    Paramparça olmuşuz ikimiz de. Benim böyle olduğumu biliyorduk da onun da benden çok farklı olmadığını öğrenmek iyi geldi. Belki de hayatımda ilk defa onun kötülüğünü istedim. Üzülsün, özlesin, en az benim kadar sürünsün istedim. Sürünsün ki birbirimizi tekrar bulalım istedim. Bilmiyorum belki de sağlıklı bir düşünce değil bu ama tüm olanlara kayıtsız kalmasındansa bensizliği iyi yaşamasın istedim.
    Şimdi her şey çok başka. Hiç olmadığımız bir konumdayız. Eski samimiyetimizi kaybetmiş olmanın fikri bile kahrediyor. Kocaman bir belirsizliğin içinden çıktığımıza seviniyorum. Ama diğer yandan bambaşka bir bilinmezin ortasına düşen kalbi paramparça iki çocuğuz hâlâ.