hukuk
-
bir zamanlar deli gibi okumak istediğim ama sonrasında vazgeçtiğim ve şimdi iyi ki okumadığımı düşündüğüm bölüm.
babam da içinde olduğu için hukuk camiasına mensup çok tanıdığımız var. onlar hep beni gaza getirirlerdi. bana devamlı ''savcı hanım, hakime hanım'' falan diye seslenirlerdi. vallahi mest olurdum. zaten cübbenin çekiciliğinden bahsetmeme hiç gerek yok. hukukçu insanlar gözümde pi sayısının virgülden sonraki sayısı kadar önde başlıyordu hayata. sanki onlar kutsanmışlardı. anlatamadığım bir hayranlık. savcı olma hayalleriyle yaşadım uzunca bir dönem.
şimdi bile okuduğum bölümü söylediğim ortamlarda ''sana hukuk yakışırmış aslında'' ya da daha söylemeden ''sen hukuk mu okuyorsun'' gibi yorumlarla çok karşılaşıyorum. bunları neye göre söylediklerini biliyorum aslında ama bence o başka bir konu.
ama büyüdükçe kişi daha etraflıca düşünmeye başlıyor. istediği mesleğin yalnızca artılarını değil eksilerini de görmeye ve duruma göre kabullenmeye ya da vazgeçmeye başlıyor. ben vazgeçtim. ama içimde bir yerlerde hukuk okumak isteyen öğrenci hep kalacak. ve biliyorum, ilkokul öğretmenim bile bana çok kırgın vazgeçtiğim için.
savcı olmayacağım belki ama gelecekte savcı olacak kişilerin hayatına dokunma şansım olacak. hatta belki de onları ben büyüteceğim. bu bana daha güzel, daha kutsal geliyor. teşekkürler..
(bkz: yaşla beraber anaçlığın artması)
(bkz: her geçen yıl biraz daha anaç oluyorum n'apıcam help)
(bkz: yaş ilerledikçe ebeye bağlamak)
