düşün ki o bunu okuyor


  • sana seni affettiğimi ve seni iyi anacağımı söylemem yalandı. iyi anılacak bir şey yapmadın sen. hayatımın en güzel zamanları seninle geçmiş olabilir ama en büyük acısını da sen yaşattın bana. ben senin gözünde kötü bir yerde olabilmek için hiçbir şey yapmadım ama sen benim gözümde en dibi görebilmek için her şeyi yaptın. aldattın. sevgilin varken biriyle ondan hoşlantı duyacak kadar yakınlaştın. aldatmaktır bu. bundan pişmanlık duymaktan ziyade beni anladığını söyleyecek kadar da saçmaladın sen. duyduğun pişmanlık bile sahteydi, kılıf aradın. ''özür dilerim, pişmanım'' cümlesini kuramayacak, yakın cümleler kursan da ''ama sen de şunu yaptın'' diyecek kadar kötüleştin sen. düz bir özrü bile dileyemedin. bir de üstüne sen güçlüsün, doktora görün diye zırvaladın bana. beni bu hale sen getirdin. kendin uyuyamadığında beni arayıp vicdanını rahatlattın belki ama ben uyuyamadığımda mesajlarıma cevap dahi vermeyip engellemekle tehdit ettin. o mesajları attığımda nefes alamıyordum ben. seninse tek düşündüğün şey kendin. bense aldatılan taraf olduğu halde arayıp hataları için özür dileyecek kadar sevmiş bir salağım. yaşattığın acıları, yaşadığını görmeyi dört gözle bekleyen, gerçekten pişman olmanı umut eden bir salak.

    senden nefret bile edemiyorum artık. varlığın da yokluğun da benim için bir anlam ifade etmiyor. ama kahretsin ki, hala körüm. bakar-kör. nam-ı diğer: aşık.