blog sözlük itiraf
-
İş hayatına atıldığın vakit hissedilen ilk kaygı daima "iyi bir iş" bulmak oluyor, bu öylesine büyülü bir arzu ki geri kalan herşeyin üzerine bir örtü gibi seriliyor. İyi bir iş bulmanın pek çok yolu olabilir; belki iyi bir staj geçmişi belki sağlam bir referans belki de en önemlisi büyük bir şans. Fakat şu hep vurgulanan iyi bir iş kavramından ziyade, etki edemeyecek olduğumuz ya da kesinlikle seçim yapamayacağımız bir olay var; çalışma arkadaşları.
Bu ciddi manada büyük bir "kumardır" ve eğer şansınız sadece iş bulmaya yetecek kadarsa anlaşamayacağınız, kafanızın uyulmadığı insanlar ile çalışmak zorunda kalacaksınız. Büyük bir ıstırap. İşte bu noktada yavaş yavaş pişmeye başlıyorsunuz, zamanla taşlar yerine oturuyor ve artık bir yerden sonra şuraya ulaşıyorsunuz; doluya koyarsan, taşar.
İş hayatınızda tecrübe sahibi oldunuz, çalışma arkadaşlarınızla uzun zaman geçirip kaynaştınız fakat en önemlisi tanıştınız ve ya "tanımaya başladınız"; bu ıstırabın orta noktası ya da ilerleme noktasıdır. Artık bazı şeyleri kabullenemiyorsunuz, hergün, ailenizden daha fazla gördüğünüz bu insanların size git gide zarar veriyor olmasını ve bunu fark etmiyor olmalarını bir türlü sindiremiyorsunuz, son derece aciz bir durum. Bu noktada acizsiniz, çünkü yapabilecek birşeyiniz yok, onlara sırt çeviremezsiniz ve aynı zamanda onları artık değiştiremezsiniz de. Söylenecek olan pek çok şeyi içeride tutmanın getirileri çok farklıdır ve genelde negatife dönüktür, bu hayatın rutinini etkiler, aynı zamanda ruhun berraklığını da..
İşiniz güzel fakat kişiliğiniz bozuluyor, ne yapmalı? Ben bu noktadayım, henüz geçerli bir yöntem bulamadım. Kaçıp gitmek bir seçenek fakat şu an için değil. Elde kalan tek geçerli eylem ise beklemek, fakat beklerken düşünmekten geri durmuyorum ya da duramıyorum; bakalım diyorum, bakalım..
