abla


  • Allahın bir lütfu. Kendisiyle ikimiz de belli yaşlara gelene kadar anlaşamazdık. Hatta o kadar ki yolda karşılaşsak tanımıyormuş gibi yapardı. O zamanlar üzülürdüm, çok üzülürdüm. Oysa onu her fırsatta arkadaşlarının yanında ezen, her şeyini annemlere söylemekle tehdit edip annemlerden daha çok kısıtlayan, en çok üzüldüğü konunun o dönem kiloları olduğunu bile bile sürekli bu noktadan vuran bendim. Çocuk aklı işte, istediğim en ufak şeyi yapmasın ona müstehak bunlar derdim. Sonra o büyüdü önce. "Çocuk işte" dedi, alttan aldı halimi, hareketimi. Sonra ben büyüdüm biraz, açık açık söyledim her fırsatta onu çok sevdiğimi. Böyle düzeldi bizim ilişkimiz. Yaşı büyük diye değil ablalığı üstelik, annem nasıl sırf doğurduğu için annem değilse ablam da öyle. Nimet nimet! Saçına rüzgar bile değmesin, yolu bahtı hep çiçekli olsun isterim. Zaten abla da kendimizden daha çok iyi olsun istediğimiz nadir varlıklardan değil midir?