gül
-
Gülümsemesine tekrar gülümsedi. Balkondaki güllere dokundu parmakları. Sonra mırıldandı. “Ben sizi” dedi güllere. “Sizi çorak bir bahçeden alıp getirdim, evlat edindim. Ne çok ağlamıştı kalbimin pervazına konan güvercin sizin halinize. Sararan yapraklarınıza, kuruyan dallarınıza. Taşa dönmüş toprağınıza. Ağlama dedim güvercine, ağlarsan eğer yeryüzünde gül kalmayacak. Anlıyor musun, bütün güller yasa boğulacak. Hem kim nereden bilsin ki, bir güle su vermenin ibadet olduğunu...”
