moleküler biyoloji ve genetik
-
Türkiye'deki öğrencilerin ne yazık ki bilinçli olarak seçmediği ya da tıp bölümü barajı altında kalarak seçtiği bir bölümdür. bakınız; iü moleküler biyoloji ve genetik öğrencilerinin çoğu bahsettiğim ikinci sebepten bu bölümü seçmişlerdir. Tıbba yakınlığı ile de tercih edilir. Ama ben bu sebeplerden tercih edecekseniz tavsiye etmem. Çünkü okurken nefret edebilirsiniz.
Hele ki bu bölümden mezun olacak olup türkiye de kalmak istiyorsanız hiç hiç tavsiye etmem. Ülke olarak şu anki koşullar bilime ve biyolojiye elverişli değil. Türkiye de bu alanda para kazanmak için ya öğretim görevlisi olacaksınız ya da yurt dışında bulunup türkiye de olmayan teknikleri buraya getireceksiniz. Şu anki durum böyle.
Olmasını istediğim ve 10 yıl içinde olacağına inandığım senaryo ise şöyle; Bölümden mezun olan nitelikli lisans öğrencileri yurtdışında eğitimlerine devam edip, bitirip, Türkiye'ye dönüp burada bir şeyleri yeniden inşa edecekler.
Şu anda da adım adım bunun için çabalayan insanlar görüyorum. Umarım daha fazla olur ve burada bir şeyleri değiştirebiliriz.
Ek olarak belirtmek isterim ki Moleküler Biyoloji ve Genetik biyolojinin bir alt dalı olmakla beraber, moleküler birçok teknik(PCR, blotting teknikleri vs), hücre yapı ve mekanizmaları, canlılarda genetik yapı(hastalıklara yatkınlık oranından tutun da antik dna çalışmalarına kadar), biyoinformatik yöntemler ile birleştirilerek öğretilmeye çalışılan bir bölümdür.
Çokça laboratuvar dersleri içerir. Bence okuması gayet keyifli ancak proje çıkarması ve akademik yazı yazmanın oldukça zor süreçlere sahip olduğu bir alandır.
Gerçi bilimin tüm dallarında makale yazmak ve yayınlamak zor bir süreçtir.
Kişisel fikrimi belirtmem gerekirse; Moleküler biyoloji ve genetik okumak bilime gönül vermek, insanlık faydasına bilinmeyen, keşfedilmeyenleri gün yüzüne çıkartmak için uğraşmak demektir.
son olarak; eğer bu bölümde uzmanlaşmak istiyorsanız, seçmeden bu alanda çalışan bir akademisyenle veya şu anda üniversite'de bu bölümü okuyan öğrencilere danışın lütfen. Bir kişiye değil bin kişiye danışın. Sonra üniversitede ben neden buradayım diyen öğrenciler yerine öğrenmeye istekli öğrenciler görelim, bizim de ülkede bilime inancımız tazelensin.
