lüzumsuz adam
-
Elimde bilgi yayınevinin şubat 1982 baskısının bulunduğu harikulade kitap.
Beri yandan Yakın dönem baskılara da başarısız diyemem. Tatsız.
Öyle güzel öyküler, öyle güzel öyküler var ki:
‘Kalın dudakları bir taze incir rengiyle siyah, ballı...’
(bkz: Mürüvvet)
‘O, bu dünyaya hayretle bakmaya doğmuştur. Hiçbir şey anlamadan şaşırmaya doğmuştur. Başını alıp yollarda dolaşmaya, insanlar neler yapıyor diye görmeye, görmemeye gelmiştir.”
(bkz: İp meselesi)
‘Sevgilimin etrafını kalabalık gördüğüm zamanki gibi bir yalnızlığa kapılıyorum.’
(bkz: Bacakları olsaydı)
‘Cigara içişi kazanılmış, hak edilmiş bir cigara içişti.’
(bkz: Papaz efendi)
Edit: birtakım eklemeler
