blog sözlük itiraf


  • gözlerim telefonun ışığından ve ağlamaktan acısa bile biraz içimi dökmeden rahat edemeyeceğim sanırım. o yüzden biraz sıkmaya başlıyorum sizi. şimdiden bu karamsar halim için kusura bakmayın. başladığım hiçbir şeyin sonunu getiremiyorum, doğru dürüst diyelim. başlangıçlar harika. planlarla birlikte hayaller kurulur, sonra bir bakmışım ortadayım. yine yalnızım. insanın en yakın arkadaşı. kendisine en yakın hissettiği kişi neden başka şehre gider ki? düşünmez mi hiç kalan ne olacak diye. düşünemez. çünkü hayat bizi buna mecbur bırakır.
    iki gündür üst üste yasadıklarım, yakınım sandıklarımdan aldığım darbeler.. bugün cok deger verdigim bir insan sırf eglence olsun diye insanlarin önünde beni rencide etmeyi secti. komik miydi? hayır. ama ben gülümseyip geçtim. çünkü güçlü durmam gerekirdi. başımı eğmemem gerekirdi. gururumun kırılacağı bir şey yapmadım, utanç verici bir şey yapmadım. ki yapmış olsam bile bu hiç kimseyi ilgilendirmez. hayır ilgilendiriyormuş ki herkes güldü. herkes bana bakti. sucluymuşum gibi hissettim. sonra noldu? yalnız kaldıgı icin benden özür diledi. yalnız kaldıgı ve kıza ayıp ettin dedikleri icin. samimiyetine nasıl inanmalı simdi bu insanin? demiştim ya başka şehre nasıl gider en yakını insanın diye. gidince çok kötü oluyormuş. istediğin zaman görememek, bir yarının yok olması gibi bir şey. eskiden gözümden yaş aktığında gözyaşım kurumadan yanımda olan insanla aramızda dağlar, ovalar, bayırlar var. burnumun dibindekiler ise kan çanağına dönmüş gözlerimi görmüyorlar. üzülüyorum.

    kalkıyorum sabah. hissediyorum bugün farklı olacak diyorum. sonra bir iki insan görüyorum, hevesim kaçıyor. gözlerimi kapatıp hayaller kuruyorum. sonra gözlerimi açtığımda soğuk gerçeklerle yüzleşiyorum. yok diyorum bu sefer her şey daha farklı olacak. kimse için kendini üzmek yok diyorum. ertesi gün bir bakmışım üzüntüden titriyorum. yok yok bu kez emin adımlar atacağım, yaş tahtaya basmayacağım diyorum. sonra yere düşüyorum ve her yerim yara bere içinde.