engelleme seçenekleri



vegan martı kullanıcısı size özel mesaj gönderemez.


vegan martı kullanıcısının yazdığı hiçbir entryi görmezsiniz.


vegan martı kullanıcısının açtığı hiçbir başlığı görmezsiniz.
not: bu engelleme türü önerilmez (bkz: #46343)


100dünyayı kurtaran adam (610)
268· 78· 21· 0· 2 gün önce
hiçbir şey. tekrar insan olsam hayat sürdürmekte zorlanırdım, bendeki şans bu ya çok kötü şeylere denk gelirdim. hayvan olsam av olur, çiçek olsam çiğnenirdim. duvar olsam çatlar, su olsam içilmez, köprü olsam yıkılırdım. hiçbir ...devamını oku
hiçbir şey. tekrar insan olsam hayat sürdürmekte zorlanırdım, bendeki şans bu ya çok kötü şeylere denk gelirdim. hayvan olsam av olur, çiçek olsam çiğnenirdim. duvar olsam çatlar, su olsam içilmez, köprü olsam yıkılırdım. hiçbir şey olmak istemiyorum.
entry akışı (yeni)
klasik görünüm
  • erma bombeck

    kanserden dolayı yaşamını yitirmiş ve çok güzel on iki öğüt bırakmış kişidir.

    1) hayatımı yeniden yaşayabilseydim eğer; hastayken yatağa girer dinlenirdim. ben olmadığım zaman her şey kötüye gidecek diye düşünmezdim...

    2) gül şeklindeki pembe mumu saklamaz yakardım.

    3) daha az konuşur ama daha çok denerdim. yerler kinlense, masa örtüm kirlense bile daha çok arkadaşımı akşam yemeğine davet ederim.

    4) saçım bozulmasın diye, arabanın camının açılmasını önlemezdim.

    5) oturma odasında tv seyrederken patlamış mısır yer; yerler leke olacak diye korkmazdım...

    6) bana gençliğini anlatmaya çalışan dedeme daha çok vakit ayırırdım. kocamın sorumluluklarını daha çok paylaşırdım.

    7) eteğimin lekelenmesine aldırmadan çimlere otururdum. tv seyrederken daha az, hayata bakarken daha çok ağlar ve gülerdim. "ömür boyu garantilidir" denen hiçbir şeyi almazdım.

    8) hamileliğimin bir an önce erip doğum yapmayı dilemek yerine; hamile olduğum her anın tadını çıkarır ve içimde bir canlı yaratmanın ne kadar harika olduğunu fark ederdim... bu o kadar nadir bir olay ki; mucize gibi bir şey...

    9) çocuklarım beni öpmek istediklerinde, asla "önce git önce ellerini yüzünü yıka" demezdim. onlara daha çok "seni seviyorum" ; ondan da daha çok "özür dilerim" derdim.

    10) ama başka bir hayat verilseydi en çok yapacağım şey; her dakikasını değerlendirmek olurdu. dikkatle bak, gerçekten gör... yaşa; vazgeçme. küçük şeyler için şikayet etmekten vazgeç.

    11) bana benzemeyenler, benden daha çok şeye sahip olanlar ve kimin ne yaptığı beni ilgilendirmezdi... bunun yerine, ilişkilerimi güçlendirmeye çalışırdım.

    12) sahip olduğunuz ruhsal, fiziksel ve duygusal her şey için şükredin... tek bir hayatınız var ve bir gün sona eriyor. umarım her gününüzü değerlendirirsiniz.
  • bayan değil kadın

    yahu arkadaşlar lütfen... sizden ricamız hitap ederken ve cinsiyet beyan ederken ayrımını yapabilmeniz.

    bir ortamda, bir mekanda bay deniyorsa, bayan denir. çünkü erkeğe bay diyip, kadına o sırada bayan yerine kadın demek saçma olur.

    ancak cinsiyet beyan ederken erkeğe erkek diyip, kadına bayan derseniz saçma buluruz yani. çünkü doğuştan gelen biyolojik iki cinsiyet vardır. tıptaki adı erkek ve dişidir. ancak erkek ve kadın olarak da kullanılır. bayan diye cinsiyet mi olur yahu *
  • yazarların evlatlarına tavsiyeleri

    üst edit: elimden gelse kimse okusun istemezdim, anonimliğimi kullandığım bir platforma güvenerek bir cem adrian şarkısı eşliğinde içimden bunları yazmak geldi.


    yine bir hoşsohbet üzerine buraya geldim evladım.

    seni yine anımsamak ve ileride sen buraları -eğer hâlâ var olursa- karıştırırken ara sıra babanın seni yazdığını görmek elbette hoşuna gidecektir.

    bir gün bu yazdıklarımı da kağıda döküp 18 yaşına geldiğinde açmanı rica edeceğim sanırım. açtığında da burayı da öğreneceksin zaten. bunun bir aile dostumuzda gerçekleştiğini bizzat gördüm ve bir gün senin de yapacağına inanıyorum.

    aslında sen bizim için bir mucizesin çünkü seni kazanmak, seni bir gün kollarıma alabilmek çok şeyi kaybetmeme sebep oldu. ancak bazen öyle haller olur ki kazandığın şey kaybettiğini zerre hatırlatmaz bile. işte sen, sevgili annen ve benim için öyle bir hediye oldun. çektiğimiz tüm zorluğa değdin, uzun yolculuk sonunda memleketine varmak, çok gözyaşı döküp huzurla uyumak gibi bir şey bu. sonunda hep iyiyi görmek gibi.

    büyüdükçe tıpkı benim de gençliğimde yaptığım gibi her şeyin en doğrusunu bildiğini sanacaksın. en büyük dertlerin sende, en zorlu mücadelende yalnız olduğunu sanacaksın. hiçbirimiz yalnız değiliz, kimse mücadelesinde tek olmayacak. büyüdükçe fark edeceksin ki hayat aslında üzülmek için çok kısa, hayat mutluluğun değerini bilmeni isteyecek. hayat senden hep çabalamanı isteyecek, çünkü sen, kendin için çabalamazsan başkaları senin için çabalamaz. burada can alıcı bir ayrım var ki evladım, orası da ailen. aile, sen düşsen de kalksan da, yaralanıp yıkılsan da yanında olacak en yakın fertleri barındırır. belki de sen düşmeden seni tutacak fertleri barındırır. yıllarca "yaşadığımı yaşatmayacağım" diyen biri olarak sana en iyi hayatı sunmaya çalıştığımızı umarım yıllar içinde görebilmişsindir.

    lütfen hayatında insanlara kibar ol, incitme bir çiçeği "bile". bile derken çekiniyorum keza bile demek dahi incitir, aslında önemsiz olduğunu hissettirir bir çiçeğe belki de. insanlara hak ettikleri değeri vermeye çalış, kendini sev. kendinin bu hayatta çok önemli olduğunu bilmeni isterim, hayatta mutluluğu başka insanlarda arama diye temenni ederim. başkasının çıkardığı yerden tez düşermiş insan. bırak ellerin yaralansın, kan ter içinde kal. emek ver, çaba göster, hedeflerinde ilerlerken terle, gözyaşı dök. ancak uğruna çabaladığın şey için yap bunu. varsın olmasın, olmayacak. bazen hayat sana istediğini vermeyecek. en iyi manzarayı görmek için en dik yokuşları çıkmak gerekirmiş. ben o yokuşta yanında olacağım, ellerinden tutup çeken kişi ben, baban olacak. bu sebeptendir ki ben yalnızca bir baba değil; sana, sen izin verdiğin sürece yol gösteren biri olacağım. izin verdiğin sürece kararlarında fikrimi belirteceğim. hayatında bir taşa takıldığında koşup gelmeni istediğim ilk erkek olmayı çok isterim. çünkü hayatında tanıdığın ilk erkek ben olacağım.

    çektiğin sıkıntılar -umuyorum ki- gelip geçici olacaktır. unutma ki her insanın kendisine ağır gelen derdi olur. benim babam zamanında bu dertleri bana yükledi. ben tek başıma kaldırdım tüm ağırlığı, tüm sorumluluğu. ancak sen böyle olmak zorunda değilsin. sen, hayatında sahip olabileceğin en kıymetli şeye sahip olacaksın. önce sağlık, sonra aile. unutma ki ailen seni koşulsuz sevecektir.

    lütfen eşini, her kim olursa sevdiğini, mülhemini iyi seç. sana değer veriyor mu, anlattığın tek kelimeyi, tek hayalini dinliyor mu, hatalarında suçlayıcı değil, destekleyici oluyor mu, bunları değerlendir. hayatta herkesin yeri farklıdır. umarım iyi insanlarla karşılaşırsın. iyi ki varsın.

    sana buddha'dan bir öğüt: "sonunda sadece üç şey önem taşır: ne kadar sevdiğiniz, nasıl nazikçe yaşadığınız ve sizin için anlam ifade etmeyen şeylerin gitmesine nasıl kibarca izin verdiğiniz."

    "perestişle"... *
  • pablo neruda

    "önceden sevginin her şeyin üstesinden gelebileceğine inanırdım. sonra anladım ki sevdiğiniz insanın size karşı anlayışı, saygısı ve sadakati yoksa istediğiniz kadar sevginizden delirin, üstesinden gelemezsiniz."
    -pablo neruda

    konu hakkındaki kendi entarim; (bkz: #180090)
  • liseden akılda kalanlar

    aslında dostluğun farklı boyutu lisede yaşanırmış. şimdi aynı yerlerde olmasak bile kalbimde taşıdığım öyle güzel dostluklar var ki... kendisi iyi ki var, iyi ki ilkokul ikinci sınıftan beri bana eşlik ediyor. geçirdiğim güzel günleri mumla arıyorum.

    annem hep derdi: "liseyi çok özleyeceksin" diye. inanmazdım... özleniyormuş, hatta öyle özleniyormuş ki o zamanlar, insana "ne olursa olsun keşke geri dönsem" dedirtiyormuş.
  • pek bir şey yok